Block title
Block content

"...Hattâ çift sürmek, hazîne-i rahmet kapısını çalmaktır. Bu nevi duâ-i fiilî, Cevâd-ı Mutlakın isim ve unvânına müteveccih olduğundan, kabule mazhariyeti ekseriyet-i mutlakadır." Buradaki "isim ve unvana müteveccih olma" ifadesini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Sebeplerin vaziyeti ve netice için araya girmesi, Allah’ın isim ve sıfatlarını izhar ve ilan etmek içindir. Yani kainatta sebeplerin bir tertip ile neticeye vesile ve vasıta olmasının en önemli sebebi, isimlere perde ve sahne olmak içindir. Bu yüzden sebepler olmadan netice olmuyor. 

Bu hakikati akla yaklaştırmak için şöyle bir temsil verebiliriz:

Mesela, bir bina ustası kendi ustalık sanatını insanlara göstermek için bir bina inşa etmeye başlıyor. Bu binayı iki farklı tarzda inşa etme yeteneğine sahip.

Birinci tarz harika bir şekilde binayı defi ve ani olarak sebepsiz ve müddetsiz yapması. Bu tarz inşa şeklinde her şey ani olduğu için, seyirciler ustanın ustalığı ve mahareti hakkında bir şey anlayamaz. Tertip ve sıra gözetilmediği için ince sanat ve kabiliyetler tam idrak edilemiyor, her şey anlık cereyan ediyor.

İkinci tarz ise inşa ile yapmaktır. Yani binayı bir tertip ve sebep  ile yapmak tarzıdır. Usta, binayı yaparken, binanın her aşamasını belli bir müddet ve zaman ile seyircilerin nazarına izhar ederek yapıyor. Başka bir tabirle sindire sindir ve göstere göstere binanın üzerinde bütün maharet ve ustalığını seyircilere sergiliyor. Burada elbette bir süreç ve merhaleler zinciri olmak gerekiyor. Tertip ve müddet içinde seyirciler ancak bir şey anlayabilirler.

Aynen bu misaldeki gibi, Allah’ın da iki farklı yaratma tarzı vardır; birisi ibda diğeri inşadır.

İbda tarzı yaratması, defi ve ani bir şekilde her şeyin sebepsiz ve müddetsiz yoktan var edilmesidir. Bu tarz yaratma daha çok eşyanın ilk olarak yoktan var edilmesidir. Ya da eşyaya kaynaklık eden temel maddelerin yoktan ihdasıdır. Bu tarz yaratmada insanların nazarı talim açısından pek bir şey anlayamaz.

İnşa tarzı yaratmakta ise, eşya zaman ve müddet içinde sebeplerin eli ile yaratılıyor. Bu tarz yaratmada talim ve terbiye esastır. Allah bu inşa tarzı yaratmasında kendi maharet ve hünerlerini unvan ve isimlerini insanlara göstermek ve izhar etmek istiyor. Bu yüzden ani ve defi değil, tedrici ve göstere göstere, iş ve icraat yapıyor.

Demek sebeplerin bir araya gelmesinde hem o isim ve unvanların manasını gösterip ilan etmek manası var,  hem de neticeyi fıtri bir lisan ile istemek manası vardır. Sebeplerin isim ve unvanlara yönelmesi ve neticeyi istemesi bu anlamdadır. Açlık hem Rezzak ismini ilan ediyor, hem de o isme fıtri bir şekilde yalvarıp ona yöneliyor demektir. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Mebhas, Beşinci Nokta | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3112 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...