"Hatta çift sürmek, hazine-i rahmet kapısını çalmaktır. Bu nevi dua-i fiilî, Cevâd-ı Mutlakın isim ve unvanına müteveccih olduğundan, kabule mazhariyeti ekseriyet-i mutlakadır." Buradaki "isim ve unvana müteveccih olma" ifadesini nasıl anlamalıyız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cud, “istihkaka ve talebe hacet kalmaksızın vaki olan ihsan” şeklinde tarif ediliyor. Cenab-ı Hakk’ın bir ismi de Cevad’dır, çok ihsan eden, çok cömert demektir. Mutlak ise kayıtlanamayan manasına gelir. Buna göre Cevad-ı Mutlak ihsanı sınırsız olan demek olur.

Çift süren bir insan Allah’ın rahmet kapısını çalmış oluyor. Cevad-ı Mutlak bu duaya ekseriyet-i mutlaka ile müsbet cevap veriyor. Zira, çift süren insan Rezzak isminin tecellisi için dua etmiş oluyor. Allah Cevad olduğundan bu duaya cevap vermeyi tabiri caizse istiyor, bir memnuniyet-i mukaddese ile bu istekten memnun oluyor.

Kavli dualar böyle değildir. İstediğimiz şeyin Allah’ın isim ve unvanlarının bir muktezası olarak kabul edileceğini bekleyemeyiz. Hikmeti iktiza ederse verir, aksi halde vermez. Ama her iki halde de duaya cevap vermiş olur. Bu kısım daha önce izah edilmişti.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...