Block title
Block content

"Hattâ herbir harfin, hattâ bazan bir sükûtun çok vücuhu bulunuyor." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bir kelime düşünelim. Bu kelimenin on tane muhtemel manası bulunsun. Kelimeyi ifade eden hatip, kelimenin muhtemel bu on tane manasından birisini tahsis ederse, yani kelimeyi bir manaya münhasır kılacak şekilde ifade ederse, diğer dokuz muhtemel mana saf dışı olur. Lakin tahsis etmeden sükut etse, yani o kelimeyi mutlak ve özgür bıraksa, o kelimenin her muhtemel manası anlam imkanı içinde kalır.

Kur’an’ın kelimelerinde bu kabilden binlerce muhtemel manalar bulunuyor; Allah bu kelimeleri bir manaya tahsis etmiyor, sükut ile özgür ve mutlak bırakıyor ki, her mütehassıs ve alim, bu manalardan istifade etsin.

"Ey iman edenler! Namaza kalkmak istediğinizde yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın! Başlarınızı meshedip, topuklarınızla birlikte ayaklarınızı da yıkayın!" (Maide, 5/6)

Ayette ki “Başlarınızı meshedip,..” ifadesi mücmel ve sükuti bir ifadedir. Bu yüzden her müçtehit başın nasıl mesh edilmesi gerektiği konusunda farklı içtihatlarda bulunmuş ve farklı coğrafyada yaşayanlara zengin ve rahmetli birer yol göstermişlerdir. Maliki mezhebi bu ayetten başın tamamı yıkanacak diye anlamış ve Afrika kıtasını serinletmiş. Şafi mezhebi bir parmak kadar ıslatmak kafi deyip kutuplarda yaşayanları rahatlatmıştır vs...

Şayet ayet, başı mesh etmeyi bir miktarla tahsis etmiş olsa idi, yani sükut olmasa idi, farklı iklimde yaşayan insanlar sıkıntıya maruz kalacaklardı. Daha bunun gibi çok örnek verilebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...