Block title
Block content

"Hattâ insanın mütenevvi hissiyat-ı şedidesi, o istidad-ı muhabbetin istihaleleridir ve başka şekillere girmiş reşhalarıdır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hattâ insan-ı mü’minde, hayatına ve bekàsına ve vücuduna ve dünyasına1 ve nefsine ve mevcudata karşı türlü türlü muhabbetleri ve şedit alâkaları, o istidad-ı muhabbet-i İlâhiyenin tereşşuhâtıdır."

"Hattâ insanın mütenevvi hissiyât-ı şedidesi, o istidad-ı muhabbetin  istihaleleridir ve başka şekillere girmiş reşhalarıdır."(1) 

İnsanda, yine insandaki muhabbet kabiliyetini besleyen, büyüten ve genişleten duygu kanalları vardır. İnsandaki bu duygu kanalları, insanın muhabbetini hem temizler hem de geliştirir.

Mesela, akıl kainattaki hikmetleri okur ve o hikmetleri yerleştiren Hakim ismine karşı bir hayranlık, bir muhabbet oluşur.

Göz, kainattaki güzellikleri okur, yine insanın kalbindeki muhabbet ateşine bir odun atmış olur.

Kulak, sesler alemini okur, yine insanın kalbindeki iman ve muhabbetullahın ziyadeleşmesine vesile olur.

Burun, kokular aleminden aldığı zevk ve lezzet ile o kokuların sahibine karşı bir sevgi besler.

İnsandaki her bir duygu ayrı bir yol ile ayrı bir nimeti tartmak ile ayrı bir manayı okumak ile marifetullah ve muhabbetullaha katkı sağlar, onları geliştirip kuvvetlendirir.

Demek insan mahiyetine konulmuş her bir duyguyu marifet ve muhabbet yolunda sarf edebilirse, Allah’ı duygular adedince farklı bir formla tanımış ve sevmiş olur. Yani bu, Allah’ı gözle sevmek ile akıl ile sevmek arasında fark demektir.

(1) bk. Lem'alar, On Birinci Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...