Block title
Block content

"Havas ve hasiyetler dahi, kudretin tecellîyatına ve lem'alarına isim ve unvanlardır. Hem kanunlar ve nevâmis denilen şeyler, ancak ilimle irade ve emrin envâa olan tecellîlerinin isimleridir." cümlesinin izahı nasıldır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Ve keza, esbab-ı zahiriye pek basit, mahdut, fakir, câmid, şuursuz, iradesiz ve kanunlar kısmı da itibarî, mevhum şeylerdir. Müsebbebatta bulunan harika nakışlar, ziynetler, garip ve acip san'atların o gibi kıymetsiz esbabla kat'iyen münasebetleri yoktur. Binaenaleyh, meselâ bedenin hüceyratındaki nizamlı, intizamlı teşekkülâtı, ekmek yemesine ve kuvve-i hâfızada yazılan gayr-ı mahdud muntazam nakışları, kulaktaki ve baştaki telâfife ve konuşmakta, tefekkürde, harflerin teşekkülâtına ve suver-i zihniyenin husulüne, lisan ve zihnin hareketleri gibi esbaba isnadları, ahmakçasına bir hükümdür. Ancak, o gibi müsebbebat, gayr-ı mütenahî bir kudretle bir ilim ve bir iradeyi iktiza ediyorlar. Bu hakikate binaen sabittir ki, kevn ve vücutta müessir-i hakikî ancak kudreti gayr-ı mütenahî bir Hâlık-ı Kadîrdir; esbab ise bahanelerdir, vesait de perdelerdir. Havas ve hasiyetler dahi, kudretin tecellîyatına ve lem'alarına isim ve unvanlardır. Hem kanunlar ve nevâmis denilen şeyler, ancak ilimle irade ve emrin envâa olan tecellîlerinin isimleridir. Evet, kanun emirdendir, nâmus iradedendir."(1)

Kainattaki bütün kanunlara, prensiplere, kurallara, Allah'ın kudret sıfatının birer tecellisi, birer cilvesi nazarı ile bakabiliriz. İrade sıfatının arşı olan alem-i emirde; kanunların emri yazıldıktan ve verildikten sonra, o emrin tatbik ve uygulamasını kudret sıfatı yapar.

Mesela; alem-i emirde suya kaldırma kuvveti, güneşe itme ve çekme kuvveti verilir, verilen bu kuvvetin tatbik ve eyleme dökmek işini de; kudret sıfatı yapar. Üstad Hazretleri bu hususa şöyle işaret eder;

“Fakat caizdir ki, herbir şeyin esası zannettikleri olan cezb, def, hareket, kuva gibi emirler, adetullahın kanunlarına birer isim olsun. Lakin kanun, kaidelikten tabiiliğe ve zihnilikten hariciliğe, itibariden hakikate ve aletiyetten müessiriyete geçmemek şartıyla kabul ederiz."(2)

Burada havas ve hasiyetlerden kast edilen şey; kainattaki kanun ve kaidelerdir. Suyun kaldırma, yerin çekim kuvveti gibi.

Özetleyecek olursak, suyun kaldırma işini kudret yapar, güneşin cisimleri çekme ve itme işlerini yapan da kudrettir, yerin cisimleri çekme işini de kudret yapar, hakeza... Kudret nerde tecelli ederse, o tecelli ettiği işin ve icraatın adı ile anılır, ismi ile söylenir, hepsinin gerçek faili ise kudrettir. Yoksa o azim işleri vehmi ve zihni olan kanunlara ve hasiyetlere havale etmek, cehaletin en koyu derecesidir. İnsanların o kanunların üstüne bir levha şeklinde isim ve sembol koyması, o kanunları İlah yapmaz, sadece tanınması için bir im/işaret/sembol olur.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Katre

(2) bk. a.g.e., Nokta.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Katre | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2495 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...