Block title
Block content

"Hayatın süzülmüş en sâfi hülâsası olan, şuur ve akıl,.." Şuur ve aklın hayattan süzülmesini izah eder misiniz? Devamında aklın da şuur ve histen süzülmüş olduğu söyleniyor...

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanın kâinattan tahassul etmesi, bizim anladığımız gibi bir şeyin maddisinin sıkıldıktan sonra çıkan nektarı şeklinde değildir. İnsan sahip olmuş olduğu yüksek ve geniş donanım sayesinde, bütün kâinatı okuyup tartacak bir mahiyete sahiptir.

Mesela, insan küçücük bir dili ile yeryüzünde bulunan bütün yiyecek ve içecekleri tadıp tartabiliyor. Bu noktadan bakıldığında insanın elli gramlık dili yeryüzündeki bütün yiyecek ve içeceklerin özeti gibidir, deniliyor. Yoksa bütün yiyecek ve içecekleri sıktığımızda dil ortaya çıkar, demek değildir.

İnsanın aklı da benzer bir mana ifade eder. Evet, kâinat eşsiz ve mükemmel bir tefekkür kitabıdır, insanın aklı ise şu kâinat kitabını okuyan ve mütalaa eden mükemmel bir mütefekkir ve müteşekkirdir. Bu noktadan bakıldığında kâinatın tanzim ve icadı akla göre ya da aklın midesine göre tasarlanmıştır. Nasıl dil olmadığı zaman yiyecek ve içecekler anlamsız kalıyor ise, akıl olmadığı zaman da kâinat kitabı anlamsız ve abes durumuna düşüyor. Bu cihetle akıl şu kâinat kitabının bir varlık sebebi ve bir özet ve hülasasıdır diyebiliriz.

Kâinat hayata, hayatta da insandaki şuura göre tanzim edilmiş ve ona hizmet ediyor. Mesela, güneş hayat için oraya asılmış; hayat da şuurun, bir çiçeği inceleyip o çiçeğin sahibini tanımasına hizmet etmektedir. Çünkü hayat olmadan şuur mekanizması çalışmaz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...