Block title
Block content

"Hayatta hissiyat suretinde kaynayan memzuç nakışlar, pek çok esmâ ve şuûnât-ı zâtiyeye işaret eder..." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Hayatın üstündeki sayısız nakışlar ve ince işlemeler, hayattan kaynayan duygu ve cihazlardır. Hayat sahibi birisi bu cihaz ve duygular sayesinde bütün kainat ile ilgi ve alaka kurabiliyor. Bu cihaz ve duyguların her birisi Allah’ın isimlerine açılan birer pencereler hükmündedir. İnsan bu cihaz ve duygular pencereleri ile Allah’ın isim ve sıfatlarını seyrediyor. Sair hayatsız mahluklarda bu cihaz ve duygular olmadığı için, insan gibi Allah’ın bütün isim ve sıfatlarına mazhar ve ayna olamıyor. 

 Mesela, bir dağ hayatsız olduğu için, ilgi ve alakası sadece oturduğu bölge ve bulunduğu mekandır. Ama dağdan küçük olan bir arı hayat sayesinde bütün kainat ve onun içindeki alemlerle ilgi ve alaka kurabiliyor. İşte arıyı dağdan azametli kılan şey, hayatın ince işlemeleri ve nakışları hükmünde olan duygu ve cihazlardır. Bu mana insanda daha parlak ve daha geniş bir şekilde tecelli ediyor. İnsanın hayatının yanında şuur ve akla da sahip olması, hayatının nakış ve inceliklerini daha da genişlendiriyor, parlak hale getiriyor.

Mesela, göz görme işlemini hayat sayesinde yapıyor; Allah’ın basar sıfatına hem mazhar hem de nakış oluyor. Kulak işitme fiilini hayat ile icra ediyor, Allah’ın semi sıfatına nakıştır. Dil tatma eylemini hayat ile tadabiliyor, Allah’ın Kerim ve Rahim ismine aynedarlık ediyor. Akıl manalar alemini hayat ile seyrediyor, Hakim isminin manasına insanı ulaştırıyor. Mide rızık alemini hayat temelinde tadıyor ve Rezzak ismine güzel bir takvim oluyor vs.

İnsan mahiyetine takılmış bütün cihaz ve duyguların hepsi hayat enerjisi ile işleyen ve ondan kaynayıp gelen birer nakışlar, birer işaretler hükmündedir.

Özet olarak nakıştan maksat, insanın mahiyetine yerleştirilmiş nihayetsiz duygu, cihaz ve kabiliyetlerdir.

Sorunun geçtiği yeri okumak için tıklayınız:

Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Otuz Birinci Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

inkişaf
"Hayatta hissiyat suretinde kaynayan memzuç nakışlar, pek çok esmâ ve şuûnât-ı zâtiyeye işaret eder, gayet parlak bir surette Hayy-ı Kayyûmun şuûnât-ı zâtiyesine âyinedarlık eder. Şu sırrın izahı, Allah’ı tanımayanlara ve daha tam tasdik etmeyenlere karşı zamanı olmadığından, kapıyı kapıyoruz." Nakıştan maksat, insanın mahiyetine yerleştirilmiş nihayetsiz duygu, cihaz ve kabiliyetler ise Allah'ı tanımayanlara ve tam tasdik etmeyenlere neden kapalı tutuluyor? Duygu, cihaz ve kabiliyetleri onlar inkar etmiyor ki? O sırları onlar da bildiğine göre bu durum nasıl izah edilebilir?
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Editor (Muaz)
Şuunat meselesi inançsız insana anlatılacak bir konu değildir. Allah'ı tanımayan birisinin Onun şuunatını anlaması beklenemez.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
Yükleniyor...