"Hayvan ve insanlar, eytam gibi zeval ve firakın korkusundan vaveylalara düşeceklerdi." Burada geçen insanların düştüğü hale, nasıl oluyor da hayvanlar da düşüyor; açıklar mısınız?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"BEŞİNCİ REŞHA: Arkadaş! Şu zât-ı nuranî (a.s.m.), mürşid-i imânî, Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm bak, nasıl neşrettiği hakikatin nuruyla, hakkın ziyasıyla, nev-i beşerin gecesini gündüze, kışını bahara çevirerek, âlemde yaptığı inkılâpla âlemin şeklini değiştirerek nuranî bir şekle sokmuştur."

"Evet, o zatın nuranî güzelliğiyle kâinata bakılmazsa, kâinat bir mâtem-i umumî içinde görünecekti. Bütün mevcudat birbirine karşı ecnebî ve düşman durumunda bulunacaktı. Cemâdat, birer cenaze suretini gösterecekti. Hayvan ve insanlar, eytam gibi zeval ve firakın korkusundan vâveylâlara düşeceklerdi. Ve kâinata, harekâtıyla, tenevvüüyle ve tagayyüratıyla, nukuşuyla tesadüfe bağlı bir oyuncak nazarıyla bakılacaktı. Bilhassa insanlar, hayvanlardan daha aşağı, zelil ve hakir olacaklardı."(1)

Burada konu, hayvanların hallerini beyan etmek değil, hayvanlara ve insanlara küfür karanlığıyla bakan insanların ruh hallerini ve bakış açılarını tasvir etmektir.

Yani Hz. Peygamberin getirdiği iman ile bakmayan insanların nazarında insanlar ve hayvanlar, yetim ve sahipsiz bir paçavra olarak görünmektedir. Oysa Efendimizin (a.s.m) getirdiği iman nuru bu sahipsizliğe bir ilaç olup, kainatın sahibinin nazlı ve niyazlı mühim misafirleri hükmüne getirmektedir.

(1) bk. Mesnevî-i Nuriye, Reşhalar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

aynurkus
Efendimiz (s.a.v.) Bir seferinde Ensârdan bir zâtın bahçesine girdi. Orada bir deve vardı. Deve Resülullah (s.a.v)'ı görünce inledi ve gözlerinden yaşlar aktı. Aleyhissalâtu vesselâm deveye yaklaştı ve gözyaşlarını sildi. Hayvan sâkinleşti. "Bu devenin sâhibi kim?" diye sorarak ilgi gösterdi. Ensar'dan bir genç: "O bana aittir ey Allah'ın Resülü!" deyip ortaya çıkınca Hz. Peygamber onu payladı: "Allah'ın sâna mülk kıldığı bu deve hakkında AIIah'tan korkmuyor musun? Bâk! Bu bana şikâyette bulundu. Sen bunu acıktırıyor ve fazla çalıştırarak da yoruyormuşsun." Bunun gibi nice misaller de olduğu gibi hayvanların çalışma, avlanma ve etinden, yününden, sütünden v.s.yararlanma haklarına ait, dünyada ilk defa hukuki boyutta kaideler koyan, kurbanlıkların ve bir çok hayvanın nev’ini temsilen cennete girebileceğini haber veren, her hayvanın farklı bir zikri ve vazifesi olduğunu beyan eden ve yine onların insan için bir lûtuf olan varlıklarının Halık-ı Rahim’in nice hikmetlerine medar olduğunu bizlere bildiren O’ (a.s.v) dır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...