Block title
Block content

Hayvanların acı çekmesi konusu Risalelerde izah edilmiştir. Hayvanlara akıl verilmemesine rağmen acı çekmelerindeki hikmet nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Üstad Hazretleri hayvanlarda da basit ve ilkel bir iradenin olduğunu şu cümleleri ile ifade ediyor: 

"Ve bu saray-ı kâinatta ikinci kısım amele, hayvânattır. Hayvânat dahi, iştiha sahibi bir nefis ve bir cüz-ü ihtiyarîleri olduğundan, amelleri hâlisen livechillâh olmuyor. Bir derece nefislerine de bir hisse çıkarıyorlar. Onun için, Mâlikü'l-Mülki Zü'l-Celâli ve'l-İkram, kerîm olduğundan, onların nefislerine bir hisse vermek için, amellerinin zımnında onlara bir maaş ihsan ediyor."(1)

Üstad Hazretlerinin bu ibarelerinden, hayvanların da bir nefis ve irade sahibi olmasından dolayı ceza ve mükafata orantılı olarak, yani iradeleri kadar ceza ve mükafata tabi olacakları anlaşılıyor. Aynı zamanda bu manayı hadis ile de teyit ediyor. Tabi bu hayvanların ceza ve mükafatlarının mahiyeti ve keyfiyeti hakkında geniş bir bilgi mevcut değil, ama iradenin basitliğinden ceza ve mükafatında basit olduğu anlaşılıyor.

Allah’ın iradesiz ve hiç sorumluluğu olmayan bir hayvana ceza vermesi rahmet ve adaletine uygun düşmeyeceği için, buradan, hayvanların da basit ve ilkel bir iradeye sahip oldukları anlaşılıyor. Hayvanlar bu iradelerini bazen onlara fıtri olarak yasaklanmış şeylerde kullanabiliyorlar. Bu da bir haksızlığı ve zulmü netice verdiği için, adalet-i İlahi bu zulüm ve haksızlığı aynı oranda cezalandırıyor.

Evet, Allah her mahlukluna münasip bir irade ve teklif yüklemiştir. Ve yüklediği teklif ve iradeye göre de onlara öyle muamele ediyor. Yani bu hayvanların da mübtedi ve ilkel bir iradeleri vardır. İradesinin derecesine göre de sorumludurlar. Bu yüzden bu ilkel ve basit iradesi nispetinde cezaya müstahak oluyorlar. İnsanın iradesi geniş ve kamil olmasından, ceza ve mükafatı da ona göre oluyor. Yani Allah, iradenin oranına göre ceza ve mükafata tabi tutuyor. Bu da onun adalet ve rahmetine yakışan bir haldir.

Hayvanların belki akılları yoktur, lakin sevk-i İlahi denilen iç dürtü onların bir cihetle aklı gibidir. Bu yüzden hayvanat harika işlere mazhar olup, akıllı gibi hareket edebiliyorlar. Arının bal gibi harika bir mucizeye mazhar olmasında bu sevk-i İlahi esastır. Öyle ise hayvanların aklı ilham ya da sevk-i İlahidir. Tam bu noktada, nefis ve ilkel iradeleri rotayı şaşırtabiliyor.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dördüncü Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Dördüncü Dal | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3574 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...