Block title
Block content

"Hazret-i Peygamber Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında, beşeriyet itibarıyla çok imkân-ı zâtiye hatırına geliyor ki, imanın cezim ve yakînine zarar vermez. Fakat o zarar verdi zanneder, zarara düşer." izah eder misiniz?

 
Soru Detayı:

Peygamber Efendimizin beşeriyet itibariyle çok imkân-ı zâtiye hatırına getirmesi ne demektir?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Yalan söylemek, hile yapmak, insan fıtratı için mümkün ve olabilir iki haldir. Peygamberimiz (asm) de insan olduğuna göre -haşa- onun da yalan söylemesi ve hile yapması zatında mümkün ve olabilir iki haldir. Şeytan burada devreye girerek, "Madem bu iki hal Peygamber için mümkündür, neden olmasın?" diyerek, zatında mümkün olan bu halleri, zihnen olmuş gibi yutturmaya çalışıyor. Yani olabilme imkan ve ihtimalini, olmuş ve vuku bulmuş gibi kabul ettirmeye çalışıyor.

Halbuki bir şeyin zatında mümkün olması, hakikatte olmuş ve vuku bulmuş olmasını gerektirmiyor. Bir şeyin olmuş ve vuku bulmuş olması ancak akli delil ve işaretler ile olabilir. Yani hayatında ve davranışlarında yalan ve hileye asla ve kata rastlanılmamış bir Zat'a, "zatında mümkündür" diye yalancı ve hileci nazarı ile bakmak, hakikatten şeytana maskara olmak demektir.

Yeryüzündeki bütün elmalar zatı itibari ile portakal olabilir. Yani Allah istese o elmaları portakala çevirebilir. Bu, Allah için kolay bir şeydir. Şimdi bu olabilirlik ihtimalini olmuş gibi kabul edip, yer yüzünde elma diye bir meyve yok, onların hepsi portakal oldu desek, herkes bize güler. Zira elmaların portakala dönüştüğüne dair elimizde bir kanıt ve işaret yok. Öyle ise kanıt ve ispat olmadan, elmaların zatında portakala dönüşmesi mümkün diye, onları portakal kabul etmek, hastalıklı bir zan ve vehimden öteye geçmez.

Peygamber Efendimiz (asm)'in insan olmasından kaynaklanacak imkan ve ihtimallere, olmuş ve vuku bulmuş nazarı ile bakmak, yukarıdaki misallerden de anlaşılacağı üzeri tam bir safsata ve hezeyandır. Bir şeyin olmuş ve vukuat türünden olduğunu ancak delil ve ispatlarla kabul ederiz ve etmeliyiz.

Ömründe bir defa yalan ve hile yapmamış ve en büyük düşmanları tarafından bile "emin" lakabı uygun görülmüş bir Zat (asm)'ın, sırf  insan olmasından kaynaklanan imkan ve ihtimalleri vukuat ve olmuş gibi kabul edip şüphe ve su-i zanna kapılmak şeytana avukat olmak demektir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...