"Hazret-i Üstad, bu i'lemde emrin de nehy gibi ondan teferru' ve teşaub eden çeşitli kısımlarını, manalarını on dokuza kadar iblağ ederek zikretmiştir. Zikretmediği kısımlar da vardır." Buradaki kavramlarla birlikte izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hazret-i Üstad, bu i'lemde emrin de nehiy gibi ondan teferru' ve teşaub eden çeşitli kısımlarını, manalarını on dokuza kadar iblağ ederek zikretmiştir. Zikretmediği kısımlar da vardır. Şöyle ki:"

"Tehdid, taciz, tashir, tavsiye, temenni, temniye (yani öldürmek), te'dib, irşad, imtinan, ikram, imtihan, ihtikar, vücub, hürmet, nedb, kerahet, ibaha, tahyir, icad ve keza ta'cib ve başkası ve emsali gibi makamların itibarına göre emir ve nehiy lafzının teşerrüb ettiği havaî manalar vardır."(1)

Hürmet: Saygı.
İbaha: Mübah ve helâl kılmak.
İcad: Vücuda getirmek, yeniden bir şey meydana getirmek, yoktan var etmek.
İkram: Ağırlamak, hürmet etmek, saygı göstermek, bağış ve iyilik etmek.
İmtihan: Salahiyet veya salahiyetsizliğini anlamak için yapılan teftiş ve tecrübe.
İmtinan: Birisine yaptığı ihsan ve iyiliği başına kakmak.
İhtikar ( احتقار ): Hakaret etme; küçük görme; aşağılama; birine karşı küçük düşürücü davranışlarda bulunmak.

Belagat açısından emir kipi bazen tahkir ve hakaret anlamı da ifade edebilir. İhtikar bir şeyi sözlü, sözsüz veya fiili olarak değil de inanç ve kanaat bakımından önemsiz ve hakir görmektir. Buna Hz. Musa (as)'ın sihirbazlara dediği "Atın atacaklarınızı..." (bk. Yunus, 10/80) mealindeki sözünü naklen bildiren ayet örnek verilmiştir. Burada atın / القوا sözüyle, atılacak sihir, sopa ve iplerinin mucizeye karşı aşağı, bayağı, değersiz şeyler olduğu kastedilmektedir. Nitekim öyle olduğu da görülmüş, ortaya çıkmıştır.(2)

İrşad: Doğru yolu göstermek. Akli ve kalbi, mukni ve te'sirli eserler veya sözlerle gafletten uyandırıp hidayet yolunu göstermek.
Kerahet: İğrenme, iğrençlik, mekruh oluş. İslâmiyetçe iyi sayılmayan şey. İstenmeyerek, zorla.
Nedb: Dua etmek.
Ta'cib: Hayrete düşürme, şaşırtma.
Taciz: Birçok kötü davranışı kapsamaktadır. Kelime hukuki bir anlamda kullanıldığı zaman tehdit edici, rahatsızlık veren ve toplum tarafından tasvip edilmeyen davranışları kasteder.
Tahyir: İki şeyden birisini seçme durumunda bırakma. istediğini seçmesini teklif etme.
Tashir: Boyun eğdirme, emir altına alma, yararlanılabilir duruma getirme.
Tavsiye: Öğütleme, yol gösterme.
Te'dib: Haddini bildirme terbiye etme, edeblendirme.
Tehdid: Bir kişiyi korkutmak, gözdağı vererek yapmakta olduğu şeyi yapmamaya veya yapmak istemediği bir şeyi yapmaya zorlamak üzere, söz ya da eylemle yönlendirici davranışta bulunmaktır.
Temenni: Dileme, dilek, dua.
Temniye: Öldürmek.
Vücub: Zorunlu ve gerekli olarak, farz olan.

Emir ve yasak iki silsiledir. Burada yasak silsilesi daha önce zikredilenlerin üzerine bazı ilaveler yapılarak on dokuza tamamlanıyor. Yani Allah’ın her dairede ve her alanda bir emirleri bir de yasakları var. Mesela, insanın kalbi bir dairedir, bu dairede muhabbetullah ve haşyetullah emirdir, mecazi aşklar ve masiva (Allah’ın dışındaki sevgiler) ise yasaktır.

Dipnotlar:

1) bk. Mesnevi-i Nuriye, (trc. Badıllı).
2) bk. M. Hasan Hiyto, el-Veciz fi usuli’t-teşrii’l-İslami, Emr bölümü.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?
Yükleniyor...