"Hazret-i Yusuf kendisi Cenab-ı Hakk'tan vefatını istedi ve vefat etti." Ama siyere göre Yusuf (as) kavuşmadan sonra yıllarca yaşamış. Vech-i tevfiki nedir acaba?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Eski peygamberlerin hayatını anlatan kaynakların verdiği bigilerin tümü sahihtir, demek mümkün değildir. Kur'an'da ve hadislerde bulunmayan malumatlar ya İsrailiyat veya bazı işaretlerden yola çıkılarak yazılmıştır. Bu sebeple çok ciddi ve sağlam siyer kitaplarına bakmak lazımdır.

Bir diğer husus ise, Hz. Yusuf (as)’ın ettiği duadan hemen sonra ölmemiş olması ve ona yakın bir tarihte ölmüş olması Üstad'ı cerhetmiyor. Zira Üstad; "Cenab-ı Hak'tan vefatını istedi ve vefat etti... " demektedir. Bu ifade; vefatın, hemen aynı anda tahakkuk etmiş olmasını gerektirmiyor. Yine Üstadımız Yedinci Söz'de şöyle buyurmaktadır:

"Ölümün hakikatini anlayan insanlar, ölümü sevmişler ve ölüm gelmeden ölmek istemişler."(1)

Bu ifadelerden de, künhüne vakıf olamadığımız bazı sırların olduğu anlaşılıyor. Yani Hz. Yusuf (as) ecelinden daha önce ölmeyi isteyip de vefat etmiş olabileceği anlaşılmaktadır.

"Ya Rabbî! Sen bana iktidar ve hakimiyet verdin. Kutsal metinleri ve rüyaları yorumlama ilmini öğrettin. Ey gökleri ve yeri yaratan! Dünyada da âhirette de mevlam, yardımcım sensin. Sana tam itaat içinde bir kul olarak canımı al ve beni hayırlı ve dürüst insanlar arasına dahil eyle!..” (Yusuf, 12/101)

Ayetin sibakından, yani önceki ifadelerinden anlaşılan mânaya göre Hazret-i Yusuf (as)’ın saadetli haliyle duası iç içedir. Aralarında herhangi bir zaman dilimi görülmüyor. Müfessirlerde bu şekli ile tefsir etmişler.

Merhum Elmalılı Hamdi Yazır’ın tefsirinde bu ayet şöyle tefsir ediliyor:

"Ey Rabbim! Sen bana mülkten bir parça nasip verdin. Ehadîsin meâlini bilmek ilminden de bana bir hisse ilim öğrettin. Böylece en büyük dünya nimetinin ve devletinin ne olduğunu tattırdın ve ben bütün bu olup bitenlerin sonunun nereye varacağını anladım. Yani anladım ki, bütün dünya hayatı ve olayları, tevil ve tabiri sonunda gerçekleşecek olan bir rüya gibidir. Ve bana öğrettiğin ilimden hisseme düşen kadarıyla anladığım şudur ki; o rüyanın da tabir ve tevili, yani yorumu açıkça belli olduğundan dolayı, bunun ilerisinde bir ahiret hayatı mutlaka gelecektir. İşte bunun kesin olduğunu öğrenmiş bulunuyorum. Ey gökleri ve yeri yoktan yaratan Rabbim! Sen dünyada ve ahirette benim velimsim. Benim malikim, veliyyi nimetim ve efendimsin. Beni bir Müslüman olarak vefat ettir, yani Müslüman olarak canımı al; başka bir dinde, başka inançta olmaktan beni koru ve ruhumu Müslüman olarak kabzet, ve salihler arasına kat, salih kulların, işe yarar ve iyilik sever kulların arasına koy. Ahirette atalarım gibi, salihler zümresi içinde haşreyle, zira nimet ancak o zaman tamamlanmış olacaktır."

"Deniliyor ki, Yusuf (as) böyle dua ettiği vakit Allah Teâlâ, ruhunu tayyib ve tahir olarak kabzeylemişti. Bunun üzerine Mısır ahalisi arasında nereye defnolunacağı hususunda anlaşmazlık çıkmış, birbirleriyle kavga edecek hale gelmişler. Nihayet mermerden bir tabut yapıp, onun içine koymuşlar ve Nil nehrinin mecrasına defnetmeye karar vermişler ki, Nil Nehri'nin suları, onun üzerinden geçerek Mısır'a vardığında hepsi onun uğrundan teberrük edebilme konusunda eşit olacaklardı. Daha sonra Mısır'da hanedan değişikliği olmuş, iktidar Amalika'dan çıkmış, Firavunlar'a geçmişti. İsrailoğulları da Hz. Musa (as)'ın peygamber olarak gönderilmesine kadar Firavunlar'ın elinde esir kalmış idi."

"Peygamber Efendimiz (asm), Mirac Gecesi'nde Âdem Aleyhisselâm'la dünya seması denilen birinci gökte, Yusuf'la ise ikinci semada karşılaşmıştı. Bunu Miraç hadisinde haber vermişti. İşte Yusuf (as), başı mihnet ve ibtila, sonu da yokluk ve zeval olan bu dünya mülkünün, bu dünya geçidinin hakikatını ve akıbetini bildiği için, daha ileri gidip, elinde kuvvet varken Mısır'a hükümdar olmak sevdasını beslememiş, aksine dünyadan el etek çekmek ve ebedî hayata can atmak istemiş de böyle bir dua ile vefatını dilemiştir. Ve öyle bir sonla ahirete gitmiştir ki, ne güzel dua, ne güzel akıbettir."

"Ve işte takva sahiplerinin örnek alacakları hayat ve can atacakları gaye budur: Bu dünya hazineleri değil, bu güzel sonuçtur."

(1) bk. Sözler, Yedinci Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...