Block title
Block content

Hazreti İsa aynı zamanda, Efendimiz'den sonra en büyük veli olan mehdi de olamaz mı? Yani beklenen mehdi olamaz mı? Kısacası Hz. İsa ile Mehdi, ikisi de aynı şahıs olamazlar mı? Risale penceresinden değerlendirir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, fazilet noktasından sıralama hem Risale-i Nurlarda hem de Ehl-i sünnet inancında başta peygamberler, sonra sahabeler, ondan sonra Mehdi (ra), ondan sonra dört mezhep imamı ve ondan sonra tarikat ve tasavvufun müçtehit derecesinde olan aktapları geliyor. Efendimiz (asm)'den sonra nebileri ve sahabeleri göz ardı ederek en büyük veli mehdidir demek, Ehl-i sünnet anlayışına uygun düşmüyor. İfrat-ı muhabbet kemalat değil, dalalettir.  

Üstad Hazretlerinin bu mesele hakkındaki ifadeleri şu şekildedir:

 "ÜÇÜNCÜ SUALİNİZ: Başta müçtehidîn-i izam imamları mı efdal, yoksa hak tarikatlerin şahları, aktabları mı efdaldir?"

"Elcevap: Umum müçtehidîn değil; belki Ebu Hanife, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ibni Hanbel şahların, aktabların fevkindedirler. Fakat hususî faziletlerde Şah-ı Geylânî gibi bazı harika kutuplar, bir cihette daha parlak makama sahiptirler. Fakat küllî fazilet imamlarındır. Hem tarikat şahlarının bir kısmı müçtehidlerdendir. Onun için, umum müçtehidîn, aktabdan daha efdaldir denilmez. Fakat Eimme-i Erbaa, Sahabeden ve Mehdîden sonra en efdallerdir denilir."(1)

"Sual ediyorsunuz: Bazı rivayetlerde vardır ki, 'Bid'aların revacı hengâmında ehl-i iman ve takvâdan bir kısım suleha, Sahâbe derecesinde veya daha ziyade efdal olabilir.' diye rivayetler vardır. Bu rivayetler sahih midir? Sahih ise hakikatleri nedir?"

"Elcevap: Enbiyadan sonra nev-i beşerin en efdali Sahâbe olduğu, Ehl-i Sünnet ve Cemaatin icmâı bir hüccet-i katıadır ki, o rivayetlerin sahih kısmı fazilet-i cüz'iye hakkındadır. Çünkü cüz'î fazilette ve hususî bir kemalde, mercuh, râcihe tereccuh edebilir. Yoksa, Sûre-i Fethin âhirinde sitayişkârâne tavsifât-ı Rabbâniyeye mazhar ve Tevrat ve İncil ve Kur'ân'ın medih ve senâsına mazhar olan Sahâbelere, fazilet-i külliye nokta-i nazarında yetişilemez. Şu hakikatin pek çok esbab ve hikmetlerinden, şimdilik üç sebebi tazammun eden üç hikmeti beyan edeceğiz..."(2)

Üstad Hazretleri burada kati olarak sahabelere yetişilemeyeceğini ifade ediyor. Sonraki dönemlerde çıkacak olan  bazı salih insanların ona yetişeceği hususu ise şahıs olarak değil, fazilet olarak olacaktır. Yani blok halinde bir şahsın sahabeye yetişmesi değil, bazı sıfat ve haller noktasında yetişmek anlamındadır.

Mesela, Üstad Hazretleri talebelerinin çokluğu noktasında İbn-i Mesud (ra)'dan daha üstündür denilebilir, ama bu demek değildir ki Üstad Hazretleri İbn-i Mesud (ra)'dan daha efdal ve faziletli olsun. Üstad'ın "Çünkü cüz'î fazilette ve hususî bir kemalde, mercuh, râcihe tereccuh edebilir." ifadeleri bu noktayı izah içindir. Yani cüzi bir fazilet ya da kemalde alttaki üsttekine üstün gelebilir, bu alt üst ilişkisini bozmaz.

Hazreti İsa (as)’in herkesin gözü önünde gökten inip, insanlığa göstere göstere İslam ve Hristiyanlık ittifakını temin etmesi imtihan ve adetullah kanunlarına uygun değildir. Bu sebeple Hazreti İsa (as) perdeli olarak nuzül edecektir. Onu herkes İsa (as) olarak bilmeyeceklerdir. Üstad Hazretleri  bu manayı şu ibareler ile ifade ediyor:

"Hazret-i İsâ Aleyhisselâm geldiği vakit, herkes onun hakikî İsâ olduğunu bilmek lâzım değildir. Onun mukarreb ve havassı, nur-u imanla onu tanır. Yoksa, bedâhet derecesinde herkes onu tanımayacaktır."(3)

Hazreti İsa (as) İsevilik dünyasında canlanmaya başlayan hakikati arama ve hurafelerden arınma çabasının sembolik bir zembereğidir. Sosyolojik olarak İsevilik alemi peyderpey tekamül ve arınma sürecini zaten yaşıyor. Nasıl bir tesis yapıldıktan sonra o tesisi şereflendirmek için açılışı bir devlet büyüğü tarafından yapılır. Aynı şekilde İsevilik aleminin tarihi ve sosyolojik gelişiminin tamamlanması ya da sürat kazanması ameliyesinin açılışı veya  şereflendirme işini hazreti İsa (as) sembolik olarak yapıyor. Zaten bir toplumun dönüşmesi ve değişmesi kısa bir sürede bir şahıs tarafından yapılması mümkün değildir. Hazreti İsa (as) kendi toplumunun hakka ulaşma serüveninin ve sürecinin önemli bir safhasında gelip, bu süreci ve serüveni hem hızlandırıyor hem de şereflendiriyor demek daha makul bir bakış açısı olur. Sembolik değerleri realite ile iltibas etmemek gerekir.

Hazreti İsa (as) ile Mehdi (ra) aynı şahıs değildir. Rivayetlere ve bu rivayetlere getirilen yorumlara bakıldığında böyle bir manayı anlamak mümkün değildir. Risale-i Nurlarda bu manayı destekleyen hiçbir ifadenin olmadığı kanaatindeyiz.

Dipnotlar:

(1) bk. Mektubat, Yirmi Üçüncü Mektup.

(2) bk. Sözler, Yirmi Yedinci Söz'ün Zeyli.

(3) bk. Mektubat, On Beşinci Mektup.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...