Block title
Block content

"Hem bir kısım felasife 'Cüz’iyâta ilm-i İlâhî taallûk etmiyor.' diye ilm-i İlâhînin azametli ihatasını nefyedip, bütün mevcudatın şehâdât-ı sâdıkalarını reddetmişler." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Felsefede bazı düşünce gurupları, “Allah külli ve büyük unsurları bilir, ilmi ile kuşatır, lakin basit ve cüzi şeyleri bilmez ve ihatası yoktur." diye iddiada bulunuyorlar. Hâlbuki kainatta büyük cisimlerden tut, en küçük zerrelere kadar her şeyde, nihayetsiz ilimin eserleri ve izleri görünüyor. Bugün fen ilimlerinin inkişafı ile en basit ve küçük bir şeyde bile, ne kadar intizam ve hassas ölçüler olduğu zahir bir şekilde gösteriliyor. Bunların tesadüfe ve sebeplere verilmesi kabil değildir.

Mesela; bir buğday tanesini incelediğimizde, en az güneş kadar değerli ölçü ve intizamların bünyesinde işlediğini görüyoruz. Bu buğday tanesinin teşekkülü esnasında, kainatın bütün külli unsurları hizmet ettiriliyor. Güneş; onu pişiriyor; hava, gerekli yağmur ve karı getiriyor; rüzgar, ona başka maddeleri taşıyor; toprak, ona annelik yapıp bütün gerekli maddeleri ulaştırıyor ve hakeza.

Demek bir buğday tanesinin oluşumu için bütün kainat çarkları işliyor ve hizmet ediyor. Bütün bunları ilmi ile tasarlayıp kudreti ile sevk eden Allah’tır. Nasıl olur da Allah, küçük ve basit diye buğday tanesinden habersiz olabilir. İlimsiz hiçbir şey vücuda çıkamaz ve olamaz. Bu fikri ancak ihatasız ahmaklar savunabilir. İmam Gazali bu fikirlerinden dolayı bazı İslam filozoflarını tekfir etmiştir.

Allah; külli unsurları bildiği gibi, cüzi ve basit maddeleri de bilir ve ihata eder. Buna delil cüzi ve basit gibi duran şeylerdeki nihayetsiz ilim ve irade eserleri ve delilleri şahittir. Bu cümlede anlatılmak istenen ana tema budur.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...