Block title
Block content

"Hem bu fakr u zaruret zamanında, aç ve muhtaç olanların elemlerinden ehl-i vicdana rikkat-i cinsiye vasıtasıyla gelen teellüm, o gayr-ı meşru bir surette kazandığı parayla aldığı lezzeti, vicdanı varsa acılaştırıyor. " cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İnsanların büyük bir kısmının fakirlik ve zaruret içinde inlemesi ve acı çekmesi, vicdanı bozulmamış ve kokuşmamış, lakin haram yoldan para kazanan ve o haram para ile lezzet almaya çalışan bir insanın lezzetini kaçırır ve onun o suri ve maddi lezzetini param parça eder.

Buradan şu sonuç çıkıyor; zerre kadar insani vasfı olan bir adam, insanların ekserisi acı çekerken, haram bir surette keyif ve lezzet süremez. Şayet sürüyorsa, bu adamda insanlık ve vicdan namına bir şey kalmamış demektir. Zira insanlığın bir özelliği de diğerkâm olmasıdır. İnsanların acı çektiği bir ortamda keyif ve lezzet peşinde koşamaz. Bu ancak hayvanlarda olur. Zira hayvanların akıl ve şuuru olmadığı için, hazır lezzetini hiçbir şey bozamaz.

Mesela, bir inek kesilirken, diğer inek onun yanında yem ve saman yemeye devam eder. Bilmiyor ki, sıra kendisine gelecek ya da arkadaşı kesiliyor. Şayet bir insan diğer insanlar acı çekerken, lezzet ve keyif alabiliyorsa, bu onun insaniyetini yitirip, hayvanlaştığını gösterir. İnsan olan her insan hemcinsine ilgisiz ve lakayt kalamaz. Onun elemi ile elemlenir, onun sevinci ile sevinç duyar. 

Üstad Hazretlerinin, bahsin devamındaki şu cümlesi meseleyi tam anlamı ile özetliyor:

"Hem, yüz aç adamın huzurunda kemâl-i lezzetle fazla yenilmez."(1)

(1) bk. Lem'alar, On Dokuzuncu Lem'a.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
Yükleniyor...