"Hem cahil, vahşi bir adam, bir gün sohbet-i Nebeviyeye mazhar olur, sonra Çin ve Hint gibi memleketlere giderdi, mütemeddin kavimlere muallim-i hakaik ve rehber-i kemalat olurdu." Bunlara müşahhas misal verilebilir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dünyanın her tarafında bulunan sahabe kabirleri bunun en büyük delili ve ispatıdır. Yüz binden fazla sahabeden çok azının kabri Mekke ve Medine’de bulunuyor, geri kalanı dünyanın dört bir tarafına dağılıp iman ve İslam hakikatlerini yayma hususunda pişdarlık ve rehberlik vazifesini görmüşlerdir.

Anadolu topraklarında nice sahabe mezarı bulunuyor. Sadece Diyarbakır’da 541 sahabe mezarının bulunduğu ifade edilmektedir.

İmanı aşkla yaşayan kahramanlardan biri olan Vehb bin Kebşe’nin türbesi Çin’dedir. Peygamber Efendimiz (asm) onu, Çin’de tebliğ hizmetinde bulunmak üzere vazifelendirmişti. Hâlbuki o zamanın şartlarında Çin, Medine-i Münevvere’den bir senelik mesafede idi.

Bu sahabi oraya kadar gidip uzun bir müddet tebliğde bulunduktan sonra, gönlünü kavuran Resûlullâh hasretini bir nebze olsun dindirebilmek ümidiyle Medine yollarına düştü. Bir yıl süren çileli bir yolculuğun ardından nurlu Medine’ye vâsıl oldu. Fakat ne yazık ki Hazret-i Peygamber (asm) vefat etmiş olduğu için onu göremedi. Hasreti bir kat daha artmış olarak, Allah Resûlü’nün kendisine emrettiği hizmetin kudsiyetinin idraki içinde tekrar Çin’e döndü ve bu hizmetteyken ruhunu Rahman’a teslim etti.

Çin’deki İlk İslam Temsilcisi

Vehb bin Kebşe (r.a.), böylece Allâh Resûlü’nün Çin’deki ilk temsilcisi olma şerefine nail oldu. Fâni cesedi Çin’de, ruh-i câvidânîsi ise Medine-i Münevvere’nin rûhâniyet-i Resûlullâh ile dolu münevver ikliminde kaldı.

Çin’e gelen ilk sahabe olan Vehb bin Ebi Kebşe’nin kabri bugün Çin’in en büyük şehirlerinden biri olan Guangzhou’dadır.(1)

Bugün dahi türbesi Çin'in Kanton eyaletinde bulunan ve dünyanın her tarafından gelen Müslümanlar tarafından ziyaret edilmekte olan ''Vehb b. Kebşe'', aynı zamanda Çin'de ilk camiyi de yaptırmıştır.

İrşad için yabancı ülkelere hicret eden sahabilerden bir kısmını, gittikleri beldelerle isimlerini aşağıda takdim ediyoruz:

Abdullah b. Ömer: Şam, Basra, Berka, Mısır, İfrîkiyye, İstanbul ve Cürcân.

Abdullah b. Abbas: Kûfe, Basra, Berka, İfrîkiyye, İstanbul, Sicistan ve Taberistan.

Abdullah b. Zübeyr: Basra, Berka, İfrîkiyye, Isfahan, Cürcân ve İstanbul.

Ebû Mûsâ el-Eş’arî: Basra, Cundişâpûr, Dînever, Cezîre, Ehvâz, Erracân, Remle (Filistin), Sûs, Harrân, Isfahân, Istahr, Kâşân, Kûfe, Kum, Nusaybîn, Şîrâz, Zebîd (Yemen).

Ammâr b. Yâsir (ö. 37/657): Kûfe, Basra, Hûzistan, Mısır, Tüster.

Ebû Hureyre (ö. 58/678): Cürcân, Dımaşk, Bahreyn, Kûfe.

Amr b. el-Âs (ö. 61/681): Askalân, Atrâbülüs (İfrîkiyye), Berka, Ecnâdîn, Arîş, Fustât, İskenderiye, Nûbe (Sudan), Antakya, Filistin, Haleb, Kaysâriye, Kûfe, Menbic, Mısır, Şerhûs, Trâbülüs (İfrîkiyye), Ummân.

Muğîre b. Şu’be (ö. 50/670): Bahreyn, Azerbaycan, Ermenistan, Hemezân, Kûfe, Meysân, Nehâvend, Mısır.

Büsr b. Ebû Ertât (ö. 86/705): Kûfe, Mısır, İfrikiyye, İstanbul.

Hasan ve Hüseyin b. Alî b. Ebî Tâlib (ö. 50/670): Kûfe, Basra, Cürcân, Medâin, Isfahân, Taberistân.

Huzeyfe b. el-Yemân el-Absî (ö. 36/656): Cîylân, Cürcân, Dînever, Medâin, Erdebîl, Mûkân (Azerbaycan), Rey (Tahran), Hemezân, Kûfe, Nehâvend, Nusaybin, Debâ (Ummân).

Muâz b. Cebel (ö. 17/638): Âmid, Yemen, Şam, Mısır.

Habîb b. Mesleme (ö. 42/662): Samsat, Bingöl (Çapakçur), Cezîre, Antakya, Azerbaycan, Ermenistan, Kâlîkalâ (Erzurum), Karkîsiyâ’, Kemah, Malatya, Şam, Tiflîs, Basra.

Iyâd b. Ğanm el-Fihrî (ö. 20/641): Âmid, Birecik (Urfa), Bitlis, Cizre (Şırnak), Dârâ, Musul, Antakya, Rakka (el-Cezîre), Ruhâ (Urfa), Erzen, Harrân, Hasankeyf, Hıms, Silvan, Nusaybin, Samsat, Tillo ve Basra.(2)

Dipnotlar:

1) bk. Osman Nuri Topbaş, Faziletler Medeniyeti 1, Erkam Yayınları.
2) bk. Sahabiler, dünyanın hangi ülkelerine ulaşmışlar?

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...