Block title
Block content

"Hem cüz'î bir cüz'îyi, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz'e sığıştırmaya sebeptir." Bu cümleyi açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Nasıl ki ziya, ecsâmın görülmesine sebeptir ve renklerin -bir kavle göre- sebeb-i vücududur. Öyle de hayat dahi mevcudatın keşşafıdır. Keyfiyâtın tahakkukuna sebeptir. Hem cüz'î bir cüz'îyi, küll ve küllî hükmüne getirir. Ve küllî şeyleri bir cüz'e sığıştırmaya sebeptir. Ve hadsiz eşyayı iştirak ve ittihad ettirip bir vahdete medar, bir ruha mazhar yapmak gibi, kemâlât-ı vücudun umumuna sebeptir. Hattâ hayat, kesret tabakatında bir çeşit tecellî-i vahdettir ve kesrette ehadiyetin bir aynasıdır."(1)

Hayat, bütün kainat fabrikasının çarklarının işlemesinden hasıl olan, cami ve hülasa bir sanattır. Mesela; bir arının hayatının oluşması için, bütün kainat çarklarının işlemesi ve hareket etmesi gerekir. Güneş, su, hava, toprak, elementler, hassas sistem ve düzen, uyumlu ve ölçülü bir şekilde beraber hareket etmeden arının hayatı oluşamaz. Bu yüzden arının hayatının teşekkülü için, bütün kainat ve kainattaki sebeplerin hassas ve ölçülü bir surette çalışması ve hareket etmesi gerekiyor. Bu sebeplerden bir tanesi vazifesini terk etse hayat oluşmaz ve devam etmez.

Güneş olmasa hayat olmuyor, su olmasa yine olmuyor, toprak olmasa yine olmuyor, yıldız ve galaksiler sistemli ve dengeli hareket etmeseler yine hayat olmuyor. Zira bir yıldız zerre kadar yörüngesini şaşırsa, bütün kainat fabrikasını yerle bir edecek. Demek çok uzakta hayattan alakasız gibi duran bir yıldızın da hayata bir katkısı ve müdahalesi vardır.

Bu da gösteriyor ki; hayat bütün kainattan süzülüp gelen bir damla, bir meyve, bir neticedir. Küçük bir arı, hayat sayesinde bütün kainatla alakadar olup, bütün sebeplerin bir muhassalası, bir neticesi oluyor. Yani; arı basit bir cüz iken, hayat ile bütün kainatla alakadar külli hükmüne geçiyor. Arı hayat sayesinde bütün o külli unsurlara efendi oluyor, o azametli şeyler arıya hayat sayesinde hizmet ediyor.

Hayatın külli şeyleri bir fert ya da cüzde toplaması ise, ille de maddi anlamda değildir. Buradaki maksat; külli unsurların hizmet, hedef ve gaye bakımından o cüzde birleşmesidir. Mesela; hayat sayesinde bütün küllü unsurlar hizmet ve hedef noktasından arının üstünde toplanırlar. 

Varlık nimetinden sonra, insanın mazhar olduğu en büyük nimet hayat nimetidir. İnsan camit bir taş, toprak, ateş de olabilirdi. Ama insan hayatın ihsan edilmesi sayesinde, bu camitlikten kurtulup bütün kainat ile irtibatlı hale geldi. Zira hayat öyle bir nimettir ki, bütün kainatın muhassalası ve bütün mevcudatın özeti gibidir. Hayatın teşekkülü bütün kainat çarklarının işlemesi ve hareketi ile oluyor. Ve insana takılan bütün cihaz ve kabiliyetler, hayat sayesinde işleyip çalışabiliyor. Bu yüzden hayat, varlıktan sonra ikinci bir temel nimettir, diğer bütün nimetler bu nimet ile hissedilir ve işlettirilebilir.

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, Birinci Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3205 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...