"Hem daire-i mümkinatın ve kesretin en müntehâsında bulunan cüz’iyatta, belki o cüz’iyatın cüz’iyat-ı ahvâlinde ve keyfiyatında makàsıd-ı rububiyet temerküz ettiğinden..." Buradaki “makasıd-ı rububiyetin temerküz etmesini” nasıl anlamalıyız, izah?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Kainat bir ağaç, insan ise bu ağacın meyvesidir. Aynı şekilde insan bir ağaç, insanın yapmış olduğu tazim, tesbih ve tahmidi içeren ibadetler de bu ağacın meyvesidir. Demek bütün kainatın kuruluş amacı, tertip ediliş maksadı, insanın yapmış olduğu ibadete bakıyor ve ona müteveccih...

İnsanı tazim, tesbih ve tahmidi içeren ibadetlere teşvik eden en büyük nimetler ise, insanın en yakınında ve en berrak bir şekilde görebileceği nimetlerdir ki; Allah, bu nimetleri sebeplere terk edip ibadetin önünü tıkamaz.

Mesela; Allah, bir elmayı elma ağacına bıraksa, insan bu elmayı yediği zaman teşekkürü ya elma ağacına sarf edecek ya da ağaçta şuur eseri olmadığı için teşekkürü tamamen terk edecek. Halbuki kainatın kuruluş amacı teşekkür ve tazimi içeren ibadetler idi. İbadet yerini bulmadığı zaman, kainatın işleyiş ve tertibi anlamsız ve hikmetsiz kalır.

Şu kainat ağacı ibadet meyvesini vermek için dikilmiştir ki, bu ibadet manası ve meyvesi en kamil olarak insanda ve hususen de Hazreti Peygamber Efendimiz (asm)'de tezahür edip kendini göstermiştir. Tabirde hata olmasın nasıl bir çiftçi ağacı meyvesi için dikiyorsa, Allah da bu kainat ağacını insan ve insanın ibadet meyvesi için dikmiştir denilebilir.

"Habibim sen olmasıydın -yani senin kulluğun ve ibadetin olmasa idi- kainatı yaratmazdım."(1)

kudsi hadisi de bu manaya işaret eden mükemmel bir levha hükmündedir.

(1) bk. Ali el-Kari, Şerhü’ş-Şifâ, 1:6; el-Aclunî, Keşfü’l-Hafâ, 2:164.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...