Block title
Block content

"Hem de İslâmiyet güneşinin inkişafına ve beşeri tenvir etmesine mümanaat eden perdeler açılmaya başlamışlar. O mümanaat edenler çekilmeye başlıyorlar..." Bu cümlelerin izahını devamıyla birlikte yapar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Osmanlının yıkılması ve yeni bir ülkenin kurulması ile İslam güneşi geçici olarak görkemli bir şekilde insanlığa tecelli edememiş ve kesintiye uğramıştır. Üstat bu arıza ve kesintinin ilelebet böyle devam etmeyeceğini, ileride tekrar İslam’ın insanlığa güneş gibi doğacağını Kur'an'dan aldığı işaret ile haber veriyor.

İslam’ın insanlığa doğarken, bazı evre ve aşamalardan geçeceğini ifade ediyor. Bu evre ve aşamalarda İslam önünde duran arıza ve engellerin teker teker kalkacağını ve İslam güneşinin insanlık üzerine tekrar doğacağını ifade ediyor ve bazı ebcet ve cifir hesaplarının yardımı ile de bu manayı teyit ve takviye ediyor. Üstad'ın yaşadığı ve bu risalenin yazıldığı dönem İslam güneşinin kesintiye uğradığı, küfür ve inkarın yaygın olduğu bir dönemdir. Üstat böyle karanlık ve umutsuz bir dönem içinde o zamanın iman erlerine bir umut, bir ışık yakıyor. Yaktığı ışık ve umut, dediği gibi aynen vuku buluyor.

1371 (m.1950) tarihine Üstat, İslam açısından yalancı bir aydınlanma ve rahatlama dönemi diyor. Bu dönemde çok partili sisteme geçilmesi ile milli şef döneminin aşırı baskı ve zulmü kısmen gitmiş, yerine bir parça rahatlama gelmiştir. Türkçe ezan uygulamasına son verilmesi o dönemin en sembol rahatlamasıdır. Ama maalesef bu aydınlanma ve rahatlama on yıl sürmüş, ardından tekrar askeri cunta, yönetimi ele alarak demokrasiye son vermiştir. Bu da eski milli şef dönemindeki kadar olmasa da baskı ve zulüm dönemine geri dönüştür. Üstat bu yüzden bu döneme fecr-i kazip, yani yalancı aydınlanma ve rahatlama demiştir. Yalnız bu dönem geçici de olsa İslam açısından gerçek aydınlanmanın bir mukaddemesi, bir çekirdeği hükmünde olmuştur.

Üstad'ın "otuz-kırk sene sonra hakiki aydınlanma çıkacak" demesi, 1980 ve 1990 yıllarına tekabül ediyor ki bu yıllarda gerek Türkiye’de gerek dünyada önemli sosyal dönüşümler olmuştur. Özellikle 1990 yılından sonra dünyada komünist ve baskıcı blok çökmüş, dünya aydınlanma ve özgürlük adına önemli bir merhale kat etmiştir. Bundan sonra artık geriye gidişin önü tıkanmış, insanlık sürekli en mükemmele doğru ilerler bir hale gelmiştir. Demokrasi, insan hakları, özgürlükler, eğitim ve öğrenim hakları, araştırma ve ikna öne çıkmıştır. Taassup ve ideolojik bağnazlık parçalanmış ve halen de parçalanıyor. Bütün bu olumsuzluklar gittikçe İslam güneşi kendisini hissettirmeye başlamıştır. İnşallah sonunda insanlık Kur'an’a teslim olacaktır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...