Block title
Block content

"Hem de sevap ve fazilet, nur âlemindendir. O âlemden bir âlem, bir zerreye sığışabilir. Nasıl ki, bir zerrecik bir şişede, semâvât, nücumuyla beraber görünebilir. Öyle de, niyet-i hâlise ile şeffafiyet peydâ eden bir zikirde..." Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bizim varlık telakkimiz, genelde kesif ve cismani varlıklardan ibarettir. Halbuki varlık sadece taş, toprak, ağaç gibi cismani ve kesif şeylere münhasır değildir. Varlığın çok muhtelif boyutları ve nurani kısımları da vardır. İnsan aklı ekseri maddi ve cismani şeylerle ülfet ettiği için, nurani ve latif varlıkları anlamakta ve kabul etmekte zorlanıyor. Halbuki aklın zahir nazarına bile görünen nurani ve latif varlık formatları vardır. Bunlardan yola çıkarak aklın tavrının üstünde olan nurani varlıkları kıyas yolu ile anlayabiliriz. Şeffafiyet bunlardan bir tanesidir. 

Şeffafiyet sırrı: Güneşin zatının bir küçük modelini ve sıfatlarını içinde barından tecellisi ve yansıması, denizin yüzünde de görünür. Küçük bir damlanın içinde de görünür. Büyük, küçük onun için fark etmez. Güneş, deniz büyüktür diye ona fazla ışık ve yansıma göndermez, ona ayrı bir çaba sarf etmez. Damla ile deniz şeffaf, yani parlak olmasından, güneşin yansımasını kabul edip, ikisi de gösterirler. Fark büyüklük ve küçüklüktedir. Güneş için, kendini o parlak yüzeyde göstermek açısından büyüklük ve küçüklük deniz ile damla olması önem arz etmez, ikisi de aynıdır. Denizde görünmesi ile damlada görünmesi güneş açısından eşittir.

Aynen bu güneş misalindeki gibi, Allah’ın kudreti nazarında büyük bir yıldız ile küçük bir atom eşittir. Onun kudretine yıldız ağır gelmez, atom ile aynıdır. Ağırlık ve hafiflik derecesi onun kudretinde yoktur. Kainatın bütünü ile, bir parçasının yaratılmasında kudret açısından bir fark, bir zorlanma yoktur.

Burada ana tema; "Şeffaf ve latif olan şeylerin cisimlere nüfuz etmesi kolaydır." hükmüdür. 

Mesela, dar bir delikten insan ceset olarak geçemez, ama dar delikten insanın gözü geçer ve arkasında ne var ne yok hepsini rahatlıkla görebilir. İnsan gözü aynı anda bir çok eşyayı görürken, ceset maddi ve kesif olduğu için aynı anda en fazla bir iş ile meşgul olabilir. Demek bir şey ne kadar nurani ve latif ise, nüfuzu ve yapabileceği şeyler de o kadar ziyade ve kolay oluyor. Cebrail (as)’in cesedi tam nurani ve latif olmasından bir anda binlerce yerde bulunup binlerce işleri görebilir. Bir işi bir işine mani teşkil etmez.

Şeffaf olan bir şey için kayıt ve mekan daralması yoktur, küçücük bir zerre içinde de yerleşebilir. Öyle ise şeffaf olan sevaplar da küçük bir amelin içine sığışıp yerleşebilir.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Üçüncü Dal, Onuncu Asıl | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2398 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...