Block title
Block content

"Hem, ekser enva-ı kâinat o zâtın birer meyve-i mu'cizesini taşımak sûretiyle onun vazifesini ve memuriyetini alkışlasa..." cümlesinde "meyve-i mu'cizesi" ifadesi ile neye işaret ediliyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Diğer peygamberler, ekseri olarak ispat makamında anlık ve sınırlı mucizeler göstermişlerdir. Yani o peygamberlerin mucizeleri belli mekan ve belli zamana münhasır kalmıştır. Ama Allah Habib-i Ekrem'inin (asv)  mucizelerini belli zaman ve belli mekan ile kayıtlı kılmamıştır. Allah, Resulü Kibriya'sının nübüvvetini ve makbuliyetini, sadece insan ve cinlere değil, bütün kainata ve kainat içinde olan türlere de göstermiştir. Bu göstermeyi ise her nevden bir mucize ile yapmıştır.

Mesela, Miraç mucizesi sema ehline Allah Resulü'nün bir tazimi ve bir tanıtımıdır. Ağaç mucizesi, ağaç türüne bir şeref bahşetmek içindir. Su mucizesi su nevine bir mucize, ayın ikiye bölünmesi gökyüzü ehline bir mucize vs...

İşte her bir taife Allah Resulü'nün bir mucizesinin izini ve meyvesini halen taşımaktadır. Nasıl insanlara ve cinlere gösterilen mucizeler halen övünç kaynağı olarak yad ediliyor ise, faraza her nevin dili olsa onlarda kendi türü adına "Bizim de bir mucizemiz var." diye övüneceklerdir. Bütün kainat ve kainat içindeki envalar bir yönü ile hal lisanı ile Allah Resulü'nü manen alkışlıyorlar demektir. Mucizeyi bizzat taşımasalar bile mucizenin meyvesi hükmünde olan izi ve şerefini halen taşıyorlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Hakikat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2956 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...