"Hem güneşin ve ayın tutulmaları, 'küsuf ve husuf namazları' denilen iki ibadet-i mahsusanın vakitleridir. Yani, gece ve gündüzün nuranî âyetlerinin nikaplanmasıyla bir azamet-i İlâhiyeyi ilâna medar..." İzah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Güneş ve ay tutulması İlâhi azameti gösteren âyetlerdir. Cenab-ı Hak, bir defterin sayfalarını çevirir gibi; gündüzü geceye, geceyi gündüze döndürüyor; güneşi, ayı ve sayısız yıldızları emrine itaat ettiriyor. Dünyadan milyonlarca büyük kütleler O'nun azameti karşısında boyun büküyorlar.

Ülfetten dolayı sair zamanlarda azamet-i İlâhiyeyi ekser insanlar göremiyorlar. Ay ve güneş tutulması olduğu zaman, Cenab-ı Hakk’ın; güneş ve ay üzerindeki tasarrufunu, hârika icraatını ve azametinin şa’şâasını bir derece görebiliyoruz.

Yüce Allah bu nimetlere dikkatimizi çekmek için şöyle buyurur:

"(Resulüm!) De ki: Düşündünüz mü hiç, eğer Allah üzerinizde geceyi tâ kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka size ışık getirecek kimdir? Hâlâ işitmeyecekmisiniz?" "De ki: Haber verin bakayım, eğer Allah üzerinizde gündüzü ta kıyamet gününe kadar aralıksız devam ettirse, Allah'tan başka, istirahat edeceğiniz geceyi size getirecek kimdir? Hâlâ görmeyecek misiniz?"

"Allah rahmetinden dolayı, geceyi ve gündüzü yarattı ki, geceleyin dinlenesiniz gündüzün ise O'nun lütuf ve kereminden (rızkınızı) arayasınız. Umulur ki şükredersiniz." (Kasas Suresi, 28/71-73)

Yüce Allah'ın bütün nimetleri hârika, bütün eserleri garip, bütün fiilleri mu’cizedir.

İşte güneş ve ay tutulmasındaki hikmeti idrak edenler, Rablerinin bütün noksan sıfatlardan münezzeh, azamet ve kibriya sahibi olduğunu bu vesileyle bir daha hatırlayıp küsuf ve hüsuf namazını eda ediyorlar.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...