Block title
Block content

"Hem her bir şeyin vücud-u ilmîsindeki intizam-ı ekmeli ve mânidar vaziyetleri ve canlı meyveleri, tavırları, bir nevi hayat-ı mâneviyeye mazhariyetini gösterir." muhatap kişi açısından; bilinmeyen bir şeyden bilinmeyen bir şey izah edilmiş olmuyor mu?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Evet, âlem-i gaybın bir nev'i olan âlem-i ervah, ayn-ı hayat ve madde-i hayat ve hayatın cevherleri ve zatları olan ervah ile dolu olması, elbette mazi ve müstakbel denilen âlem-i gaybın bir diğer nev'i de ve ikinci kısmı dahi, cilve-i hayata mazhariyetini ister ve istilzam eder."

"Hem her bir şeyin vücud-u ilmîsindeki intizam-ı ekmeli ve mânidar vaziyetleri ve canlı meyveleri, tavırları, bir nevi hayat-ı mâneviyeye mazhariyetini gösterir. Evet, hayat-ı ezeliye güneşinin ziyası olan bu cilve-i hayat, elbette yalnız bu âlem-i şehadete ve bu zaman-ı hazıra ve bu vücud-u haricîye münhasır olamaz."

"Belki her bir âlem, kabiliyetine göre, o ziyanın cilvesine mazhardır. Ve kâinat, bütün âlemleriyle o cilve ile hayattar ve ziyadardır. Yoksa, nazar-ı dalâletin gördüğü gibi muvakkat ve zâhirî bir hayat altında her bir âlem, büyük ve müthiş birer cenaze ve karanlıklı birer virane âlem olacaktı."(1) 

Burada, hayatın her yerde her hususta her durumda nasıl tecelli ettiği izah ediliyor. Yani istikra ile hayatın ispatı yapılmaya çalışılıyor. Dünyada ve maddi alemde hayat nasıl tezahür ve tecelli etmiş ise, aynı hayat mana ve gaybi alemlerde de benzer bir şekilde tecelli ve tezahürlere sahiptir, demektir. Lakin gaybi ve geniş alemleri inceleme imkanına sahip olmadığımız için, mecburen istikra ve tümevarım metodunu kullanmak zorundayız.

İstikra, ayrı ayrı hâdiselerdeki müşterek vasıflara dikkat ederek umumi bir netice çıkarmak ya da fertten umuma intikal ederek hüküm sâhibi olmak anlamlarına gelir. Bu genelde bilinenden bilinmeyene, küçükten büyüğe, özelden genele, yakından uzağa, inceden kalına doğru seyreder.

Yani durum “bilinmeyen bir şeyden bilinmeyen bir şey izah edilmiş olmuyor” aksine, bilinen bir husustan hareketle o hususun yani hayatın bilinmeyen alemlerde olduğu ispatlanmaya çalışılıyor. Buna istikra, endüksiyon ya da tümevarım metodu deniliyor.

Tekil olandan çoğul olana, özel olandan genel olana giden, tek tek olgulardan genel önermelere varan yöntem; burada ve şimdi gözlenlmiş olanlardan, belli bir türün bütün durumları için geçerli olan yasaya gider.

Hayatın küçük bir cüzde olması küllde de olmasına bir remiz bir işaret niteliğindedir.

(1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Beşinci Nükte. 

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Beşinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 551 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...