Block title
Block content

"Hem her hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermek, yani vücudunun bütün levâzımâtını, bekàsının bütün cihâzâtını en münasip bir tarzda vermek, nihayetsiz bir adalet elini gösterir." Sakat ya da özürlü doğan kişilerin hakkı verilmemiş mi oluyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Hem her hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermek, yani vücudunun bütün levâzımâtını, bekàsının bütün cihâzâtını en münasip bir tarzda vermek, nihayetsiz bir adalet elini gösterir. (1)

Cenab-Hakk'ın kainatla alakadar olan esmasının tecellisi umumidir, geneldir. Hususi hadiseler, şuzuzatlar o umumiyeti bozmaz. Fenlerin şehadeti ile kainatta galib-i mutlak; hüsün, hayır, intizam, nizamdır. Fakat insan zahirperest olduğundan ve cüz’i hadiselerde boğulabildiğinden başını kaldırıp bütün mahlukatı ihata eden hüsün, nizam, ,intizam, adaletten gaflet edebilir.

Mesela; kudretin bir mucizesi olan bir günde yaratılan yüzbinlerce insanın kusursuz, intizamlı yaratılışını olağan, adi görebilir. Fakat; bütün insanlarda görülen bu mükemmel yaratılıştan hariç kalmış üç ayaklı veya iki başlı bir insanın yaratılışını daha garib görebilir ve bu kaide harici olayı ölçek yaparak Halık’ın yaratılıştaki intizam, hüsün mükemmeliyetini perdeleyebiliyor. Aynen bunun gibi adaletin bir nev’i de hak sahibine istidadı nisbetinde hakkını vermektir ki bu genel Kanun-u İlahi bütün mevcudatta caridir. Fakat canlılar aleminde özellikle insanlar aleminde doğuştan ya da sonradan zahiren bu adalete zıt gibi görünen hadiseler olabilir; bunlar hem cüz’idirler, hem de şuzuzattırlar, o genel kaideyi bozamazlar.

Kaldı ki, onun hakkında hayırlı olan odur ki Cenab-ı Hak vermiştir. Dolayısıyla burada da bir adalen söz konusudur. Herkese fazla mal vermek adalet olmadığı gibi herkesin zengin olması da adalet değildir. Zengin olup cehenneme giden nice insanlar vardır. Allah'ın adaletei rahmetiyle birlikte tecelli etmektedir. Yani hem dünya ve hem de ahireti noktasında en uygun olanı vermektedir. İnsanlar ise sadece dünya ölçeğinde hadiselere baktıkları için adalet tecellisini zulüm şeklinde görebilir.

Hem her şey, her hadise ya bizzat güzeldir veya neticeleri itibarıyla güzeldir.

Hem o zahiren şer, fena gibi görünen hadiselerde beşer kesbinin zulmü veya su-i istimali bulunabilir.

Hem biz bir şeyin neye ne kadar istidatlı olduğunu bilemiyoruz ki, Cenab-ı Hakk'ın o şey hakkındaki takdirine haşa müdahale edelim veya müfettiş olalım. Cenab-ı Hak her şeye hakkını veriyor ve istidadı nisbetinde veriyor. Bir padişah çobana aba, köpeğine kemik verse padişah iyi yapmadı diyemeyiz.

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz Mukaddime.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...