"Hem herbiri külliyetiyle, hem herbir ferdi tek başıyla, Sâni-i Zülcemâlinin esmâsını gösterdikleri gibi, Onun cemâline, kemâline, rahmetine ve muhabbetine birer ayrı ayrı âyinelerdir..." devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem her biri, külliyetiyle, hem her bir ferdi tek başıyla, Sâni-i Zülcemal’inin esmasını gösterdikleri gibi, O’nun cemaline, kemâline, rahmetine ve muhabbetine birer ayrı ayrı âyinelerdir."

Sayısız mahlûkattan misal olarak sadece yeryüzü üzerinde duralım. Ruy-i zemin, külliyetiyle yani bir bütün olarak üzerinde bulunan bütün mahlûkatla Cenab-ı Hakk’ın cemalini, kemalini, rahmetini ve şefkatini gösterdiği gibi, onun her bir ferdi, yani onda yaşayan her insan, her hayvan, her ağaç da yine aynı manaları ders verir ve esmâ-i İlahiyeye ayinedarlık eder.

"Ve nihayetsiz cemal ve kemâline ve rahmet ve muhabbetine birer şahid-i sâdıktır. Ve o cemal ve kemâlin ve rahmet ve muhabbetin birer âyâtıdır, birer emârâtıdır."

Bir tek insana yapılan rahmet ve ihsanları bile sayamayız. Bedenindeki yüz trilyon hücre, her birinde bir o kadar atom, ruh âlemindeki bütün duygular, hisler, durmadan çalışan kalb, kalbin pompaladığı kanı vücudun her yanına ulaştıran ve ekvatorun iki buçuk katı kadar uzunluktaki normal ve kılcal damarlar, her saniyede yenilenen elli milyon hücre ve daha böyle nice faaliyetler hep insana rahmettir ve Allah’ın cemaline ve kemaline birer ayinedirler. Bütün insanları, hayvanları, bitkileri, yıldızları bu manada birlikte düşündüğümüzde cemal, kemal, rahmet ve muhabbetin sonsuz olduğunu bir derece anlayabiliriz. Ebediyet âlemindeki çok büyük tecellileri de hayal ettiğimizde bu hakikate uzaktan da olsa bir derece bakabiliriz.

" İşte, şu nihayetsiz envâ-ı kemâlât, daire-i vahidiyette ve ehadiyette hâsıldır. Demek, o daire haricinde tevehhüm olunan kemâlât, kemâlât değildir."

Cenab-ı Hakk’ın sonsuz kemaline işaret eden bu nihâyetsiz kemaller hem varlık âleminin tümünde, hem de her bir ferdinde kendini gösterir.

Sadece bir örnek verelim: Canlıların tümüne ihsan edilen hayat nimetini düşünelim. Yeryüzündeki üç milyonu aşkın olduğu söylenen hayvan türlerinin bütün fertlerine hayat ihsan edilmiş. Sineklerden kartallara, hamsilerden balinalara, aslanlardan ceylanlara, bakterilerden mikroplara kadar hayata mazhar bütün nevilerin bütün fertlerini birlikte düşünelim. Buna yeryüzünde hayatın ilk yaratıldığı günden bugüne kadar gelen ve kıyamete kadar devam edecek olan bütün canlıları da ilave edelim. Tümüne birden baktığımızda Allah’ın “hayat ihsan etme kemalini”, vahidiyet cihetiyle bir derece seyrederiz.

Bu nevilerden sadece bir nevi olan insan nevinden bir tek fert olarak kendi hayatımıza baksak ondaki bütün duyguları, hisleri birden nazara alsak, güneşin aynadaki ışığının güneşi göstermesi kabilinden bu hayat ile Rabbimizin kemalini, cemalini, rahmetini, ihsanını ehadiyet cihetiyle bilir ve O’nun sonsuz kemaline iman ederiz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...