Block title
Block content

"Hem hiç mümkün müdür ki, bir ağaca taktığı neticeler, meyveler miktarınca herbir zîhayata, belki lisan gibi herbir uzvuna, belki herbir masnua o derece hikmetleri, maslahatları takmakla,.." devamıyla açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem hiç mümkün müdür ki, bir ağaca taktığı neticeler, meyveler miktarınca herbir zîhayata, belki lisan gibi herbir uzvuna, belki herbir masnua o derece hikmetleri, maslahatları takmakla kendisinin bir Hakîm-i Mutlak olduğunu ispat edip göstersin; sonra bütün hikmetlerin en büyüğü ve bütün maslahatların en mühimmi ve bütün neticelerin en elzemi ve hikmeti hikmet, nimeti nimet, rahmeti rahmet eden ve bütün hikmetlerin, nimetlerin, rahmetlerin, maslahatların menbaı ve gayesi olan beka ve likayı ve saadet-i ebediyeyi vermeyip terk ederek bütün işlerini abesiyet-i mutlaka derekesine düşürsün; ve kendini o zata benzetsin ki, öyle bir saray yapar, herbir taşında binlerce nakışlar, herbir tarafında binler ziynetler ve herbir menzilinde binler kıymettar âlât ve levâzımât-ı beytiye bulundursun da, sonra ona dam yapmasın, herşey çürüsün, beyhude bozulsun? Hâşâ ve kellâ!"(1)

Hakîm: Hikmetle muttasıf olan ve mevcudatın hakikatına ve hikmetlerine vâkıf olan. İş ve emirleri hikmetli ve yanlışsız olan demektir.

Bu ismin ana noktası her şeyin hikmetli ve faydalı yaratılmasıdır. Allah, bu isminin gereği olarak bütün kainatı ve mahlukatı hikmet ve faydalar ile donatmıştır. Bir ağaca dalları ve çiçekleri adedince menfaat ve faydalar takmıştır. Bir azaya yüzlerce vazife ve hikmetler takarak Hakim isminin manasını ve gereğini şuur sahiplerine izhar ve ilan ediyor.

Sonsuz hikmeti, eserleri ile sabit olan Allah’ın, ahiret yurdunu kurmayıp insanları yokluk ve hiçlik kuyusuna atması, Hakim ismi ve hikmetle bağdaşmaz. Yani Hakim ismi ve hikmet manası ahiret yurdunun kurulmasını iktiza edip istiyor. Ahiretsizlik hikmetsizliktir, Allah ise hikmetsiz iş yapmaktan mukaddes ve münezzehtir.

Allah bu dünyayı tanzim ederken ahiretin gerekliliğine ve ona işaret olacak bir şekilde tanzim etmiştir. Dünya ahirete bir vitrin ve numune olmasından Allah'ın isim ve sıfatlarına işaret ediyor, ama tam mazhar olamıyor. Dünyada tecelli eden isim ve sıfatlar kurgu ve vazife olarak kemaldedir, ama bütünü ile tecelli etme noktasında kemalde değildir. Zira isim ve sıfatlar tecelli ederken kendi sonsuz mana ve kemalini gösterme meylinde iken başka bir isim onu mizana çeker,  genel maksadı ve gayeyi  bozdurmaz, onu sınırlandırır. Bu da o isimlerin kemali ile tecelli edeceği bir saha ister ki bu saha ancak ahiret hayatıdır.

Hakim isminin tecellisi olan hikmeti genel intizam içinde değerlendirirsek kemaldedir, ama sadece kendi manası açısından bakarsak ahirete nispeten tam tecellisinin görünmediği yerler vardır. Gerçi o da başka bir hikmete bakar...

Mesela, ebedi yaşama arzusunu insanın fıtratına hikmet takmış, ama ölümü de yaratmış... Sadece bu açıdan bakacak olursak ya da ahireti hariç tutarsak, hikmetsiz bir durum gibi durur, ama genel intizamın tamamı açısından bakarsak, yani diğer isimlerin de işin içinde olduğunu düşünürsek, hikmetin kemalde olduğunu anlarız.

Tabiri caiz ise, bir yatırımcı bütün sermaye ve birikimini vitrin ve numuneye yatırmaz, asıl işi için harcar, ama asıl işini iyi tanıtacak ve reklamını tam yapacak bir vitrini de mükemmel olarak tanzim eder. Allah dünyayı ahretin bir vitrini şeklinde tanzim ettiği için, dünyadaki bütün sistem ve işler ahiretin tanıtımı ve reklamı için düzenlenmiştir.

Öyle ise isim ve sıfatlar bu dünya vitrininde kafi derecede tecelli ederken, asıl yerde yani ahirette ise tam  tecelli edecektir. Hakim ismine de bu nazarla bakarsak her şeyi hikmet ile yaratan Allah her hikmeti ile ahirete işaret ediyor diyebiliriz.

Mesela, beka duygusunu verip bu duyguyu tatmin edecek ahireti icat etmemek Allah’ın sonsuz hikmeti ile bağdaşmaz. Öyle ise Hakim ismi ahireti gerektirir, denilebilir. Bu ölçüyü diğer bütün hikmet ve duygulara da tatbik edebiliriz. Gözü verip gözün göreceği manzaraları yaratmamak nasıl hikmetsizlik ise, gözün fena ve zevale mahkum olması da aynı derecede hikmetsizlik olur. Hikmete uygun olan ise, gözün cennette ebedi manzaralara ebedi bir şekilde entegre olması ile mümkündür...

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...