Block title
Block content

"Hem hiç mümkün müdür ki, şu itikad-ı umumînin menşei, mebâdi-i zaruriye ve bedihî emirler olmasın? Hem hiç mümkün müdür ki, hakikatsiz bir vehim, bütün inkılâbât-ı beşeriyede, bütün akaid-i insaniyede istimrar etsin, beka bulsun?" Açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem hiç mümkün müdür ki, şu itikad-ı umumînin menşei, mebâdi-i zaruriye ve bedihî emirler olmasın? Hem hiç mümkün müdür ki, hakikatsiz bir vehim, bütün inkılâbât-ı beşeriyede, bütün akaid-i insaniyede istimrar etsin, beka bulsun? Hem hiç mümkün müdür ki, şu ehli edyânın, bu icmâ-ı azîmin senedi, bir hads-i kat’î olmasın, bir yakîn-i şuhudî olmasın?"(1)

İnsanlık tarihinde hep gündemde olan ve insanların ekseriyetinin genel olarak kabul ve ittifak ettiği, meleklere iman esasının kökü ve kaynağı, elbette kati ve kesin şeyler üstüne bina olunmuştur. Yani yüz binlerce peygamber, milyonlarca evliya o mübarek melekler taifesi ile konuşmuş ve görüşmüş ve genel olarak insanlık o taifenin varlığını ittifak ile kabul etmiştir. Yoksa bir iki adamın iddia ve kuruntusu üzerine  melekler taifesinin varlığı insanlık tarafından  kabul edilmiş değildir. Meleklerin ekser insanlık tarafından kabul edilmesinin kaynağı çok kuvvetli ve esaslı bir delil ve ittifak üzerine dayanıyor, demektir.

“Mebâdi-i zaruriye ve bedihî emirler,..” ifadesi, yüz yirmi dört bin peygamberin ve onların terbiyesi ile yetişmiş yüz yirmi dört milyon evliyanın, melekler ile irtibat ve sohbetlerinin meleklere iman esasına temel ve esas teşkil etmesi anlamındadır. İnsanlık bu kesin ve zaruri olan sohbet  ve irtibatlar neticesinde meleklere iman etmiş demektir.

Yani meleklere iman esasının temeli ve esası böyle mütevatir ve sağlam bir zemine dayanıyor ve onun üzerine bina olmuştur. 

(1) bk. Sözler, Yirmi Dokuzuncu Söz, Birinci Maksat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Maksat, Üçüncü Esas | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2097 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...