Block title
Block content

"Hem hiç mümkün olur mu ki; bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi, kesret ve cüz´iyat tabakatında vahdaniyet ve samedaniyetini, zülcenaheyn bir meb´us vasıtasıyla ilânını istemesin!" Bu cümlede gecen "kesret tabakası" ve "cüz´iyat tabakasi" ne demektir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem hiç mümkün olur mu ki, bir rububiyet-i âmmenin saltanat-ı külliyesi, kesret ve cüz'iyat tabakatında vahdâniyet ve samedâniyetini, zülcenâheyn bir meb'us vasıtasıyla ilânını istemesin? Yani, o zat, ubudiyet-i külliye cihetiyle kesret tabakatının dergâh-ı İlâhîye elçisi olduğu gibi, kurbiyet ve risalet cihetiyle dergâh-ı İlâhînin kesret tabakatına memurudur."(1)

Kesret tabakası, yaratılmış her şey demektir. Kesretin müntehası ise, varlığın bitip tükendiği vacibat aleminin başladığı makam demektir. Mebde-i vahdet, imkanın sonu, vacibatın başlangıcı manalarına gelse de, zihne bir mekan manasını dayattığı için dikkatli olmak lazımdır.

Evet, kesret ve imkan kavramları Allah’ın zatı ve sıfatları dışında yer alan bütün mahlukatı temsil eder. Yani, yaratılmış bütün mahlukata imkan ve kesret deniliyor. Vücub ise, Allah’ın zatı ve sıfatlarına denir. Yani uluhiyeti temsil eden bir tabirdir.

Peygamber Efendimiz (asv) kesret ve vahdetin vekilidir. Vahdetten aldığı vahyi kesrete ve kesretin en ücra köşeleri olan cüziyata ilan ettiği gibi, kesretin yani mahlukatın vekili olarak da  Allah’a arz-ı ibadet ediyor.

Peygamber Efendimiz (asv) getirdiği iman nuru ile bir mümine sema tabakasını nasıl tevhit ile okutuyor ise, aynı mümine kesretin küçük bir cüzü olan çiçeği, böceği de aynı iman nuru ile okutturuyor.

Özet olarak, Peygamber Efendimiz (asv), insanlığa Allah’ın uluhiyet ve rububiyetini her şeyin üstünde ders verip okutturuyor. 

(1) bk. Sözler, Onuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2453 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...