Block title
Block content

"Hem iman, geçmiş ve gelecek zamana nüfuz edemeyen o cüz-ü ihtiyarînin dizginini cismin elinden alıp kalbe ve ruha teslim eder." cümlesini açar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

İslam ve iman nimeti, insanın külliyetini farklı varlık boyutlarına taşıyor. Bir kafirin insaniyet ve şuur noktasından dairesi maddi alemle münhasır iken, müminin dairesi bütün gaybi alemleri de içine alıyor. Ezel ve ebed alemleri kadar sofrası ve bakışı genişlik kazanıyor.

İman ve İslam nimeti, insaniyet ve şuura bir rehberlik yapıp, müteal alemlerde dolaştırıyor. Cennet ve cehennem yurtlarının varlığını ve lezzetini, iman sayesinde tadabiliyor. Nasıl hayvan, insanın mazhar olduğu nimetlere ulaşamıyor ise, kafir de insanın iman ile elde ettiği külliyet ve genişliğe ulaşamıyor. Kafirin sofrası maddi ve kevni alemler ve hazır anı iken; müminin sofrası bütün maddi ve manevi alemler ve zamanın hepsidir.

Mümin bir insanın kalp ve ruhunda, Allah’ın marifet ve muhabbeti tahkiki bir surette kökleşip yerleşir ise; insanın nimet ve istifade dairesi öyle bir külliyet ve genişlik kazanır ki, değil maddi ve manevi alemler, vücup alemine yani; Allah’ın ezeli ve ebedi Zat-ı Akdesine ve sıfatlarına uzanır. Bütün nimetlerin asıl menbaı ve tecelli suretinde kaynayıp geldiği noktayı içine alır bu marifet ve muhabbet nimeti. Bu nimetin de kendi içinde çok derece ve mevkileri vardır. İnsan bu marifet ve muhabbet nimetinde, ne kadar keskinleşip derinleşirse; daire ve külliyeti de o derece keskin ve derin olur.

İşte insanın cüzi iradesi gayet zayıf ve dar bir alana sıkışmışken, yani zamanın şimdiki haline hapis olmuş iken; iman ve marifet, bu iradenin sıkışmışlığını giderip iradeye kanat olup, ötelere ve kalbin ve ruhun dairesine ve nuraniyetine götürüyor. İnsanın iradesi elinin uzandığı yer iken, iman ve marifet ile dairesi alabildiğine genişler.

Sorunun geçtiği yeri okumak için tıklayınız:

Lem'alar, Yirmi Altıncı Lem'a, Yedinci Rica.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...