Block title
Block content

"Hem kâinattaki hadsiz faaliyeti iktiza eden tezahür-ü rububiyete ve tebarüz-ü kemâlât-ı İlâhiyeye beş vech ile hizmeti dahi, ulvî bir vazife-i fıtratıdır." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem kâinattaki hadsiz faaliyeti iktiza eden tezahür-ü rububiyete ve tebarüz-ü kemâlât-ı İlâhiyeye (Yirmi Dördüncü Mektupta beyan edildiği gibi) beş vecihle hizmeti dahi, ulvî bir vazife-i fıtratıdır. Ve böyle faydaları ve neticeleri vermekle beraber, kendi yerinde, bu âlem-i şehadette zîruh ise ruhunu ve hadsiz hafızalarda ve sâir elvâh-ı mahfuzalarda suretini ve hüviyetini ve tohumlarında ve yumurtacıklarında mahiyetinin kanunlarını ve bir nevi müstakbel hayatını ve âlem-i gaybda ve daire-i esmâda aynadarlık ettiği kemalleri ve güzellikleri bırakıp, mesrurâne terhis mânâsında bir zâhirî mevt ile bir zeval perdesi altına girer, yalnız dünyevî gözlerden saklanır mahiyetinde gördüm; 'Oh, elhamdü lillâh.' dedim."(1) 

Bu paragrafta, zaman ve mekan nehrinde akıp giden eşyanın ve mahlukatın bir an göründükten sonra kaybolmaları ne manaya geliyor ve o zavallı mahlukat nereye gidiyor, bu gibi noktalar izah ediliyor.

Evet, kainat büyük bir nehir gibidir; bütün eşya bu nehir içinde bir yerden gelip bir yere gidiyorlar. Allah, sonsuz kemal ve cemalini hem kendi nazarına hem de başka şuur sahibi mahlukların nazarlarına izhar ve ilan etmek için, bu kainatı gelir gider büyük bir nehir şeklinde yaratmıştır. Her mahluk ve eşya Allah’ın isim ve sıfatlarının cevelan ve tecelli ettiği bir merkezdir. Bu merkez, bu izhar ve ilan vazifesini gördükten sonra arkasında bekleyenlere yer açmak ona da varlık ve izhar lezzetini tattırmak için hemen başka bir boyuta naklediliyor. Levh-i Mahv-İspat bu hakikate güzel bir takvimdir şöyle ki:

Levh: Eşya ve mevcudatın zaman nehrine girmesi demektir. Yani Allah’ın ilminde plan ve proje olarak ve ilmi bir vücut ile bekleyen mevcudatın, zaman ve mekan boyutuna intikal edip görünmesi ve varlık kazanması demektir.

Mahv: Zaman sahnesine çıkan eşyanın ve mevcudatın, ölüm ve zeval ile tekrar zaman sahnesinden çekilip gitmesi demektir.

İspat: Zaman sahnesine çıkmak için sırada bekleyen eşyanın tekrar zaman sahnesine çıkıp manasını göstermesi anlamındadır. Allah’ın ilminde varlık sahnesine çıkmayı bekleyen diğer mevcudat plan ve projeleridir.

Üstad Hazretlerinin ifadesi ile eşya önce levh ediyor, yani varlık sahasına çıkıyor görünüyor, sonra mahv oluyor yani zeval ve ölüm ile varlık sahnesinden çekiliyor, sonra yine başka mahluk ve eşya o gidenlerin ardından varlık sahnesine giriyor, buna da ispat deniyor.

İşte mahlukat vazifesini bitirdikten ve Allah’ın kemal ve cemalini ilan ettikten sonra boyut değiştirerek ukba alemlerine intikal ediyor. Yoksa yokluk ve hiçlik kuyusuna düşmüyorlar. Tıpkı bir askerin askerlik vazifesini bitirip asıl vatanına dönmesi gibi, mahlukat da şu kainat kışlasında Allah’ın isim ve sıfatlarını talim ve ilan ettikten sonra, asıl vatan olan ahiret yurduna intikal ediyorlar. Dünya gözünde kaybolup ahiret gözünün dairesine giriyorlar. Öyle ise şu mahlukat içinde hiçbir şey zayi olup yok olmuyor, sadece boyut değiştiriyorlar.

(1) bk. Şualar, İkinci Şua, Birinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Makam, İkinci Meyve | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 2419 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...