"Hem, maddiyyun denilen bir kısım ehl-i dalalet, zerrattaki tahavvülat-ı muntazama içinde hallakıyet-i İlahiyenin ve kudret-i Rabbaniyenin bir cilve-i azamını hissettiklerinden..." Devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem, maddiyyun denilen bir kısım ehl-i dalalet, zerrattaki tahavvülat-ı muntazama içinde hallakıyet-i İlahiyenin ve kudret-i Rabbaniyenin bir cilve-i azamını hissettiklerinden ve o cilvenin nereden geldiğini bilemediklerinden ve o kudret-i Samedaniyenin cilvesinden gelen umumi kuvvetin nereden idare edildiğini anlayamadıklarından, madde ve kuvveti ezelî tevehhüm ederek, zerrelere ve hareketlerine asar-ı İlahiyeyi isnad etmeye başlamışlar."(1)

Maddeci zihniyet her şeyi madde içinde aradığı ve her şeyi maddeye bağladığı için, maddeyi kendi zihin ve düşünce dünyasında ilahlaştırarak madde ve kuvvete ezeliyet veriyor.

Yani Allah’a ait yaratma sıfatını maddede tasavvur ediyor ve her şeyin madde ve maddi şeyler vesilesi ile meydana geldiğini düşünüyor. Bu zihniyete materyalist felsefe denilmektedir.

Bunu bir örnek üzerinden izah etmeye çalışalım. Şöyle ki;

Bir asker bir köye girip bütün köylüleri toplayarak karakola götürüyor ve bunu tek başına yapıyor. Dışarıdan bu hadiseyi seyreden iki arkadaştan birisi askerin arkasındaki devlet ve ordu gücünü dikkate almayarak "Vay be, bu adam ne kadar güçlü ve kuvvetliymiş ki koca köy ahalisini tek başına tevkif etti." diye kendi kendine mırıldanıyor.

Diğer arkadaşı bu mırıldanmayı duyunca çok tuhaf karşılayarak "Be adam, o asker bu işi kendi şahsi kuvveti ile değil, dayandığı devlet ve ordu kuvveti ile yapmaktadır. Asker askerlik unvanı ile değilde kendi namına köy ahalisine kafa tutsa bir araba dayak yer." diyerek, arkadaşının bu ahmakça bakışını tadil etti.

Madde, enerji, atomlar, moleküller vesaire hepsi Allah’ın kudret sıfatına dayanan birer vazifeli askerdirler. Kendi namlarına kendi başına göre değil Allah’ın takdir ve kuvvetine göre hareket ediyorlar. Allah irade ve kudretini bunların arkasından bir an çekse bunlar hiç olurlar ve yokluğa düşerler.

"Zerrelere ve hareketlerine asar-ı İlahiyeyi isnad etmeye başlamışlar."

Burada zerrelerin ilahlaştırılması söz konusu. Yani Allah’a ait eserler ve sanatlar zerrelere dayandırılıyor ve zerreler tarafından yaratılıyor deniliyor.

"Zerreler Allah’ın kuvvet ve kudretine dayanarak bu işleri yapıyor" deseler, o zaman iman etmiş olurlar. Ama maddeci felsefe sonsuz ilim, irade ve kudret gerektiren kainattaki o harika sanat ve eserleri cansız, şuursuz, kör ve sağır olan zerrelere ve onun hareketlerine veriyorlar. Bu ise maddeyi ilahlaştırmak anlamına geldiği için tam bir inkâr ve küfürdür.

1) bk. Lem'alar, Otuzuncu Lem'a, Altıncı Nükte.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

Yorumlar

erhangul01

Allah razı olsun.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.

BENZER SORULAR

Yükleniyor...