Block title
Block content

"Hem mahlukatın en hassas ve nurani taifesi olan ehli keşf ve velayetin ittifakıyla, zevk ve şuhuda istinad ederek bir Cemil-i Zülcelalin cilvesine tecellisine mazhar olduklarını..." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Velayeti netice veren tarikat ve tasavvuf, iman ve İslam hakikatlerini kalbi bir gözlem ve ruhani bir hissediş ile sezip insanlığa ispat etmişler. Ve milyonlarca evliyayı yetiştirerek, o alanda geniş bir cadde ve yol açmışlar. Bu da İslam hakikatlerinin hakkaniyetine ve doğruluğuna kuvvetli bir delil metodu haline gelmiştir. Avam insanların inandıkları iman hakikatlerini, velayet derecesine çıkmış tarikat ehli insanlar gözleri ile görüp, ruhları ile zevk etmişler.

İşte kalbi, iman ve zikir ile tekamül edip olgunlaşan veli zatlar, zevk edip gördüğü iman hakikatlerinin etrafında adeta bir pervane gibi olmuşlar. Sonsuz bir güzellik ve cazibenin varlığına, sağlam bir gözlemci olmuşlar. Bizim inandığımız şeyleri onlar görüp zevk etmişler.

Allah sonsuz cemalini kainat sergisinde sergileyip ilan etmiş, kalbi, velayet makamında olan milyonlarca evliya da bu ilana, aşk-ı İlahi ile karşılık vermişler. Yani ikili bir gereklilik bağı var.

Sonsuz cemalin olmadığı yerde, sayısız lahuti aşklar oluşmaz. Yunus Emre'yi, Hazreti Mevlana’yı yakan bir güzellik olmasa idi, o aşk onlarda teşekkül edip dillere destan olamazlardı.

İlgili bölümü okumak için tıklayınız:

Sözler, Otuz Üçüncü Söz, Yirmi Altıncı Pencere.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...