Block title
Block content

"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi." Bu cümlelerin izahı nasıldır?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye, ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi. Hattâ en garibi, bir kısım mutaassıplar, mesleklerinin zıddına olarak, küffara karşı müsamaha dostluk ve lâkayt Jönler husumet ve salâbet taraftarı çıktılar. Güya mebde-i Hürriyetteki mevkilerini becayiş ettiler."(1)

"Hem mebdei, taassup derecesinde azîmet olsa, nihayeti müsaheleye,.."

Dinin özünü ve ruhunu kavramamış müptedi, yani idraksiz bir adam, taassup derecesinde bir azimet ve takva vaziyetine girse ya da bu konuda aşırı gitse, bunun varacağı son nokta ve netice müsahele yani gevşeklik ve ilgisiz kalmak olacaktır. Yani aşırılığın sonu zıddına dönüşür . Bu esasa göre azimet ve takvada  haddi aşanların sonu laubalilik ve gevşeklidir.

"Ruhsata taraftarsa, nihayeti salâbete müncer olur. Bir kısım Hanbelî, Hanefî gibi..."

Dinin hep kolaylık ve ruhsat yönünü gösteren bir takım insanların da sonu dinde salabettir,  yani dini yorumlarda katı ve hoşgörüsüz olmaya giderler, demektir. Hanbeli ve Hanefilerden bazılarının, Harici görüşü olan Vehhabiliğe kaymaları buna bir örnektir. Vehhabilik akımında dini metinler çok sert ve kırıcı bir şekilde yorumlanır. Üstad Hazretleri kendi döneminden bir örnek ile meseleyi izah ediyor.   

Özet olarak ifrat tefrite, tefrit de ifrata gebedir. Aşırılıklar daima zıddına dönüşür, bu kainatın değişmez bir kanunudur. Öyle ise her inancımızda ve işimizde ifrat ve tefrite kapılmamak için istikamet ve vasat yolu olan ehlisünnete yapışmalıyız. Ehlisünneti kendimize rehber ve model yapmalıyız.

(1) bk. Sünuhat.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Sünuhat | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 4003 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

karakan
Üstadımız hayatı,sebebi hilkati,insanda ki fıtratı, sosyal hayatın düsturlarını ne kadar güzel tespit edip, keşfetmiş Allah'ın izniyle..bu hadiseler hepimizin her gün şahit olduğu hadiseler ama bunu böyle iki kelimeyle ifade edebilmek,delile ihtiyacı omayan Üstadımızın büyüklüğüne ne güzel bir delil.Güneş her gün hepimizin üzerine doğuyor ama onu fiziki kanunlarıyla görebilen ,kainattaki durumu ve alakasıyla görebilen çok az insanın olması gibi.Üstadımız hayata çok farklı bi yerden bakmış Allah'ın izniyle...
Log in or register to post comments
BENZER SORULAR
Yükleniyor...