Block title
Block content

"Hem mezheb-i Hanefiyede, ehl-i zimmeden olan bir kâfirin şehadeti makbuldür; fakat fâsık merdûdü’ş-şehadettir. Çünkü haindir." Fasık, yani günahkârın şehadeti niye makbul değildir? Yoksa burada başka bir manası mı var?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Müslüman bütün güzellik ve iyilikleri iman ve İslam ile biliyor. Yani Müslümanın manevi duygu ve cihazlarının sağlıklı bir şekilde çalışması, ancak iman ve İslam ile oluyor. İman ve İslam bir şekilde (fısk veya irtidat olabilir) Müslümandan zail (gidince) olunca, Müslüman insanilikten de çıkıyor.

Günah, iman ve İslam’ın insanda baskılanması ve duyguların ve vicdanın geçici bir şekilde dumura uğraması hâlidir. Bu baskılanma ve dumura uğrama hâlinde, Müslüman hain derecesinde zalim ve insafsız olabilir. Bu sebeple İslam hukuku fasık Müslümanın şahitliğine güvenmiyor ve şahitliğini reddediyor. 

Ayrıca vicdan, yapılan yanlış ve hatalardan dolayı rahatsız olur ve bunu sahibine vicdan azabı olarak hissettirir. Ama vicdanın da bir bozulma bir işlevsiz ve etkisiz kalma sınırı vardır.

Kişi günahları öyle bir sıklıkla işler ve bunu tiryaki ve alışkanlık hâline getirir ki o zaman vicdan tefessüh eder asli vazifesini yapamaz bir hâle gelir ve artık fasık yaptığı günahları gönül rahatlığı ve vicdan azabı duymaksızın işlemeye başlar. İşte İslam bu tip fasıkları/günahkârları güvensiz ve hain ilan eder.

Bir Hristiyan ya da Yahudi’nin inancı İslam gibi son ve mükemmel olmadığı için, onların dinine ihanet etmesi insani değerlerini yok etmiyor, güzel hasletlerini kaybettirmiyor. Bu yüzden Hanefi mezhebi fasık bir Müslümanı bir zimmîden daha güvensiz görüyor...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Yedinci Nota | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1311 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...