Block title
Block content

"Hem Onun mülküdür, hem O vermiştir. Öyle ise, minnet etmeyerek ve çekinmeyerek fena et, feda et, ta bekà bulsun." Burada geçen "minnet etmeme" kısmını izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem Onun mülküdür, hem O vermiştir. Öyleyse, minnet etmeyerek ve çekinmeyerek fena et, feda et, ta beka bulsun. Çünkü nefy-i nefy ispattır. Yani, yok yok ise, o vardır. Yok, yok olsa, var olur."(1) 

Benliğimizi ve varlığımızı ne kendimize ne de bir başka sebebe değil, sadece ve sadece Allah’a borçluyuz. Öyle ise eşyaya ve sebeplere minnet etmeye mecbur değiliz biz, sadece ve sadece Allah karşı minnet içindeyiz ve sadece Ona karşı sorumluyuz. Varlığımızı Onun yolunda feda edebilir; benliğimizi fena edersek, o zaman varlık vuslatına ereriz.

Yani insan kendine bir benlik verirse yok olur, her şeyi Allah’tan bilip kendi benliğini yok sayarsa o zaman var olur. Yani varlıkta yokluk, yoklukta varlık vardır. Yok ol ki varlık damına çıkabilesin.

Buradaki "minnet etmeme" eşya ve sebeplere karşıdır, yoksa -haşa- Allah’a karşı bu manayı kullanmak caiz olmaz. 

(1) bk. Sözler, On Yedinci Söz'ün İkinci Makamı.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Yedinci Sözün İkinci Makamı | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 699 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...