Block title
Block content

"Hem saltanat-ı Rububiyetin dellâlı ve mübelliğ-i marziyâtı ve kitab-ı kâinatın tercüman-ı âyâtı olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın risaletine şehadet etmek demek olan mağrib namazını kılmak,.." ifadelerini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Dokuzuncu Söz'ün Dördüncü Nükte'sinde mağib vakti için şu hususiyetler sayılmaktadır:

"Mağrib zamanı ise, güz mevsiminin âhirinde pekçok mahlûkatın gurûbunu, hem insanın vefâtını, hem dünyanın kıyâmet ibtidâsındaki harâbiyetini ihtar ile, tecelliyât-ı Celâliyeyi ifham ve beşeri gaflet uykusundan uyandırır, ikaz eder."(1)

Yukarıda da ifade edildiği gibi,  "Mağrib vakti"  insan için vefat zamanını hatırlatmaktadır. İnsan için vefat anında en lüzumlu ve önemli şey ise, Kelime-i şehadettir. İşte Beşinci Nükte'de de, önce vahdaniyet ve sora da Efendimize (asv) imanını takviye etmek anlamında:

"Sâni-i Zülcelâlin vahdâniyetine şehâdet etmek; Hem, saltanat-ı Rubûbiyetin dellâlı ve mübelliğ-i marziyâtı ve kitâb-ı kâinatın tercüman-ı âyâtı olan Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın risâletine şehâdet etmek demek olan mağrib namazını kılmak."  

denmiştir.  Yani kısacası, "kelime-i şehadeti hatırlatmaktadır."

(1) bk. Sözler, Dokuzuncu Söz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...