Block title
Block content

"Hem şuur-u imani ile ve intisap ve münasebetle umum mevcudata bir alaka, bir nevi ittisal peyda olur..." diye başlayan paragrafı açıklayabilir misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem şuur-u imanî ile ve intisap ve münasebetle umum mevcudata bir alâka, bir nevi ittisal peydâ olur. Ve o halde, ikinci derecede vücud-u şahsîsinden başka hadsiz bir vücut, o şuur-u imanî ve intisap ve münasebet ve alâka ve ittisal cihetinde güya onun bir nevi varlığıdır gibi var olur; varlığa karşı fıtrî aşk teskin edilir."(1) 

İman insanı bütün kainat ve içindekiler ile akraba ve dost yapar. Onların varlıkları ile bağ kurar ve onların varlıklarını adeta kendi varlığı gibi sevdirir ve mutluluk kapsamını genişlendirir.

Evet iman diyor ki, sevdiğin ve alakadar olduğun fazilet ve kemalat erbabı ölümle yok olup gitmiyorlar. Allah’ın vermiş olduğu ebedi bir hayat ile hayatları devam ediyor. Onlara olan dostluk ve muhabbetin ebedi alem olan ahirette de devam edecek ve onlarla ebedi komşu ve dost yaşayacaksın. Onları sana şirin ve tatlı kılan bütün  fazıl sıfatlar ebedi alemde de devam edecek. Başta Habib-i Ekrem (asm) ve bütün Allah dostları ile  mükemmel bir memlekette, mükemmel bir hayat ile ebedi olarak yaşayacaksın diyerek, insan için duyulması gereken en mükemmel müjdeyi veriyor. Ve insanın en büyük yarası olan aşk-ı bekayı tatmin ediyor.

Kainata ve içindekilere iman nazarı ile bakarsan, her şey saadet ve huzur kaynağı, küfür nazarı ile bakarsan, her şey karanlık ve azap kaynağıdır. Mümin, iman gözlüğü ile kainata ve olaylara baktığından, her şeyde bir huzur ve saadet bulurken, kafir ise küfür gözlüğü ile kainata ve olaylara baktığı için, her şeyde bir acı ve azap görüyor. Bir çeşit, iman dünyada mümine küçük bir cennet hayatı, küfür ise kafire küçük bir cehennem hayatı yaşatıyor.

İman, nurlu ve ışıklı bir gözlük olduğu için bu gözlük ile kainata bakıldığında her şeyin içyüzünü ve hakikatini gösteriyor. Küfür ise karanlıklı ve zulümatlı bir gözlük olup, her şeyi çirkin ve kötü gösteriyor.

Mevcudatın ve mahlukatın ölümle yok olmaları ve çok kısa bir süre yaşayıp ve aniden vefat etmeleri insandaki şefkat ve ebedi yaşama arzusu ile bağdaşmıyor. Bu da insanı hüzünlendirip acıya boğuyor. Mesela çok sevdiğimiz bir çiçeğin veya canlıların hayat sürelerinin çok az ve kısa olması insanda bir yara açıyor, ruhi bir sıkıntı oluşturuyor.

Evet, mahlukat ve canlılar vefat etmek ile yokluğa ve hiçliğe gitmiyorlar. Belki daimi ve ebedi bir aleme intikal ediyorlar.

Mahlukatın tamamı yokluk ve hiçliğe gitmiyor ise, mahlukatın en eşrefi olan enbiya ve evliyalar elbette ölümle hiçliğe ve yokluğa değil, ebedi bir aleme ebedi bir saadete gidiyorlar. İmanın nazarında mazi büyük bir mezarlık değil, dost ve ahbapların toplandığı nurani bir meclis, gelecek ise karanlık değil, güzel ve planlı manzaraların hale uğrayıp, maziye intikal etmeyi bekledikleri bir bekleme salonudur.

Özet olarak, iman gözlüğü ile bakılırsa hiçbir şey yokluğa ve hiçliğe gitmiyor, her mevcut ve mahluk muhtelif alemlerde varlığını farklı boyutlarda devam ettiriyorlar. Lakin küfür nazarında bütün mevcudat ve mahlukat mutlak bir yokluğa ve hiçliğe gidiyor. Bu da insana büyük ve sıkıntılı bir azap kaynağı oluyor. 

(1) bk. Şualar, Dördüncü Şua.     

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...