"Hem zeminin yüzündeki acip san’atlara bak: Anâsırlar ne derece hikmetle tavzif edilmişler. Bir Kadîr-i Hakîmin emriyle zemin yüzündeki Rahmân misafirlerine nasıl güzel bakıyorlar, hizmetlerine koşuyorlar..." devamıyla izah eder misiniz?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem zeminin yüzündeki acip san’atlara bak: Anâsırlar ne derece hikmetle tavzif edilmişler. Bir Kadîr-i Hakîmin emriyle zemin yüzündeki Rahmân misafirlerine nasıl güzel bakıyorlar, hizmetlerine koşuyorlar. Hem acip ve garip san’atlar içinde rengârenk, acip, hikmetli, zemin yüzünün simasındaki bu nakışlı çizgilere bak: Nasıl sekenelerine enhar ve çayları, deniz ve ırmakları, dağ ve tepeleri, ayrı ayrı mahlûklarına ve ibâdına lâyık birer mesken ve vesâit-i nakliye yapmış. Sonra yüz binler ecnâs-ı nebâtat ve envâ-ı hayvânâtıyla kemâl-i hikmet ve intizamla doldurup hayat vererek şenlendirmek, vakit be vakit muntazaman mevt ile terhis ederek boşaltıp yine muntazaman ba’sü ba’de’l-mevt suretinde doldurmak, bir Kadîr-i Zülcelâlin ve bir Hakîm-i Zülkemâlin vücub-u vücuduna ve vahdetine yüz binler lisanlarla şehadet ederler."

İnsan ahsen-i takvimde yaratılmakla ve emanet-i kübrayı yüklenmekle arza halife olmuştur. İnsanla alakadar bütün varlıklar onun hizmetine verilmiştir.

Anasırlar yani elementler denilince onlardan mürekkeb olan bütün varlıklar anlaşılmakla birlikte hava, su, ziya ve toprak unsurları öncelikle hatırlanır. Zira her an bunların yardımlarıyla varlığımızı sürdürmekteyiz.

Bu derste nehirler ve dağlara bilhassa dikkat çekilmiştir.

Zeminimiz yüzbinlerce bitki ve hayvan türleriyle adeta kaynaşmakta, bunlarda tecellî eden İlâhî isimlere ayinedarlık etmektedir. Hayat kanunuyla bu ayinedarlık vazifesine başlayan ve bir ömür boyu vazifesini aksatmadan yürüten bu varlıklar ölüm kanunuyla hayat vazifesinden terhis edilirler ve yerlerine yeni canlılar vazife yaparlar. Böylece öldükten sonra dirilmenin milyonlarca misâlini sergilerler.

Bu gelip giden varlıklar mahiyet olarak “mümkün” grubuna girerler. Onlarda tasarruf eden, onları hayata kavuşturan ve mevte mazhar eden Allah’ın varlığı ise “vacibdir.” Bu âlemler gelip gitmeleriyle,“bir Kadîr-i Zülcelâlin ve bir Hakîm-i Zülkemâlin vücub-u vücuduna ve vahdetine yüz binler lisanlarla şehadet ederler."

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...