Block title
Block content

"Her bir nev'in üstünde çok sikke-i ehadiyet, herbir küll üstünde müteaddid hâtem-i vâhidiyet, tâ mecmu-u âlem üstünde mütenevvi turra-i vahdet, gayet parlak bir surette koymuştur." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hâlık-ı Zülcelâl’in nasıl ki mahlukatının her bir ferdinin başında ve masnuatının her bir cüz'ünün cephesinde, ehadiyetinin sikkesini koymuştur; (Nasılki geçmiş lem'alarda bir kısmını gördün.) öyle de, her bir nev'in üstünde çok sikke-i ehadiyet, her bir küll üstünde müteaddid hâtem-i vâhidiyet, tâ mecmu-u âlem üstünde mütenevvi turra-i vahdet, gayet parlak bir surette koymuştur. İşte pek çok sikkelerden ve hâtemlerden ve turralardan, sath-ı arz sayfasında bahar mevsiminde vaz'edilen bir sikke, bir hâtemi göstereceğiz."(1)

Vahid ve Ehad isimlerinin her ikisi de Allah’ın bir olduğunu ifade ederler. Vahid, ismi Cenab-ı Hakk’ın sıfatlarında şeriki olmadığını, Ehad ismi ise, zatında şeriki olmadığını ifade eder.

Vahidiyet, Allah’ın sıfatlarının bütün mevcudatı ihata etmesi ve bu ihata özelliğine sahip başka bir zatın olamayacağı noktasında Allah’ın birliğini ifade eder.

Ehadiyet ise, Allah’ın zatının tecezzi ve inkısamdan münezzeh olduğunu, her şeyin her işini bizzat gördüğünü, her şeyin yanında hazır olduğunu ve bu vasıfların ancak Allah’a ait olduğu noktasında O’nun birliğini ifade eder.

Cenab-ı Hak sonsuz ve mutlak sıfatlarıyla bütün eşyayı muhittir. O sıfatların ihata sahasında bir başka İlaha yer yoktur. Bu ihatayla birlikte Allah’ın sıfatları tecezzi ve inkısam etmediğinden her bir varlıkta da bu sıfatlar ve isimler tecelli ederler.

Ve Allah, esmâsına ayna olan her bir varlığın yanında hazır ve nazırdır.

İşte İlâhî sıfatların her şeyi ihata etmesinin Allah’ın birliğini göstermesi vahidiyet, Allah’ın her şeyin yanında hazır ve nazır olup esmâsını onda tecelli ettirmesinin O’nun  birliğine delaleti ise ehadiyettir.

Mesela, bütün yeryüzünün hayatla kaynaşması, bu varlıklara hayat veren bir Muhyi olduğunu gösterdiği gibi, her bir canlı da kendinde tecelli eden hayatla Allah’ın Muhyi olduğunu gösterir. Birincisi vahidiyet cihetiyle, ikincisi ehadiyet cihetiyledir.

Besmelenin sırlarında vahidiyet ve ehadiyet arasındaki fark güneş misâliyle izah edilmiştir. Güneşin ışığının bütün eşyayı kaplaması  güneşin birliğini gösterdiği gibi, bir parlak aynada güneşin isimlerinin tecelli etmesi ve bir nevi cilve-i zatıyla görünmesi de onun birliğini gösterir.

“Vahidiyet ise, bütün mevcudat birinindir ve birine bakar ve birinin icadıdır demektir. Ehadiyet ise, her bir şeyde Halık-ı külli şey’in ekser esması tecelli ediyor demektir.”(2)

Buna göre, sikke-i ehadiyyet, hatem-i vahidiyyet, turra-i vahdet terkipleri hakkında şunları söyleyebiliriz:

Sikke-i Ehadiyet: Allah’ın varlığının ve birliğinin mührü her eserinde tecelli eden isimleridir. Onun varlığı, her eserinin yanında hazır ve nazır olması ve onun her ihtiyacını  görmesiyle açıkça anlaşılır.

Hatem-i Vahidiyet: Allah’ın sıfatlarının sonsuz olduğu ve bu sonsuz sıfatların eşi ve benzeri olamayacağı yarattığı her mahlukun sonsuz bir kudret, ilim ve irade gerektirmesiyle açıkça anlaşılır. Her eseri üzerinde, O’nun bütün alemleri yaratmaya kadir olduğunun mührü vardır.

Turra-i vahdet: Vahdet, birlik demektir, kesret ise çokluk manasına gelir. Kesret, bir irade ve kudretle vahdete erdirildiğinde kendisini bir şey olarak gösterir. Bu ise Allah’ın birliğinin en büyük bir delilidir.

Beş parmak kesreti ifade eder, el ise vahdettir. Bu beş parmak bir araya getirilerek bir el yaratılmıştır. Elde bir tura-i vahdet vardır ve bu turra bütün eli yaratanın mührüdür.

Aynı şekilde, yüz trilyon kadar hücrenin vahdetiyle insan bedeni ortaya çıkmıştır. Denizlerin, ovaların tümü “yer küresi” olarak kendini gösterirken, bütün yıldızlar “gökyüzü” olarak adlandırılırlar.

Bunların her biri bir “vahdet turrası” taşır ve o kesretin bir ferdine sahip olmak için tümüne sahip olmak gerektiğini ilan eder.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, Yirmi İkinci Söz, İkinci Makam.

(2) bk. Mektubat, Yirminci Mektup, İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, Altıncı Lem'a | Yazar: Alaaddin BAŞAR (Prof. Dr.) | Okunma Sayısı: 2260 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...