Block title
Block content

"Her bir şey -cüz'î olsun küllî olsun- vücuddan gittikten sonra (hususan zîhayat olsa) çok hakaik-i gaybiye netice vermekle beraber..." Burada geçen "hakaik-ı gaybiye"yi izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

“Hakaik-i gaybiye netice vermekle” ifadesini şu şekilde anlayabiliriz:

Zaman ve mekan boyutuna giren her şey, ahiret aleminde kullanılmak üzere muhafaza ediliyor.

Birisi, ilahi ilimdeki "ayan-ı sabit" yani Üstad'ın ifadesi ile vücud-u ilmi ve manevidir ki, her şeyin kaydı burada bulunmaktadır.

İkincisi, ezeli ilmin bir tecellisi olan levh-i mahfuzdur ki, her şey burada da kayıtlıdır. Lakin maddi ve harici bir cisim şeklinde değil, ilmi ve manevi bir şekildedir.

Üçüncüsü, meleklerin kamerası ile her şey kaydediliyor; kirâmen katibîn melekleri gibi.

Dördüncüsü, insanların kendi hafızasında kayıtlı olmasıdır.

Beşincisi, cennette eşyanın aynı ile iade edilip orada bir müze şeklinde bulunmasıdır. Evet kainatta ve dünyadaki her şey ahirette bir menzil olup, hatıra türünden aynı ile muhafaza edilecektir. Bu anlamda eşya maddi varlıkları ile de bulunacaklar.

İnsanın dünyada ülfet ve ünsiyet ettiği şeyleri, cennette sinema şeklinde seyretmek istemesi çok manidar ve kuvvetli bir arzudur. Türkiye'deki tarihi eserleri görmek için ta Amerika'dan buraya masraf edip gelmek, bu duygunun ne kadar esaslı bir duygu olduğunu gösterir.

İnsan da cennette dünya ve dünyadaki hadiseleri bir müze tadında seyretmek isteyecektir. Bu yüzden kainatın her ahvali kayıt altına alınıyor, ta ki seyredilebilsin. 

Mesela, insanın namaz kılmasının gaybi, yani ahiret alemindeki neticesi ya da karşılığı, cennet ve içindeki sonsuz nimetlerdir. Diğer amelleri de buna kıyas edebiliriz...

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, İkinci İşaret | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 375 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...