Block title
Block content

Her ismin birbiriyle bağlantılı olduğundan, ama her alemde bir ismin diğerlerine baskın olduğundan bahsediliyor. Benim merak ettiğim fizikte, kimyada, biyolojide ve matematikte tecelli eden baskın isim nedir?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Cenab-ı Hakk'ın kainatta sayısız isim ve sıfatları tecelli ediyor ve aynı anda ve aynı yerde tecelli ediyor. Böyle olunca iç içe ve beraber çalışıyorlar, aralarında Zat-ı Akdesten dolayı bir dayanışma ve yardımlaşma var.  “Tabirleri mazur görün” zira müsemma aynı, isimler farklı, yani isimlerin hüküm ve manaları ayrı ayrı; ama sahipleri bir, böyle olunca birbirinden habersiz ve bağımsız olması düşünülemez.

Lakin her bir isim ve sıfatın bir arşı, yani galip olduğu bir alan ve daire vardır. Orada o isim ve sıfat galiben tecelli eder, hüküm onundur, diğer isim ve sıfatlar onun gölgesinde ve emrindedir. O daire ve alanda, o isim diğerlerine reistir, ona göre hareket ederler. Ama diğer isimler bütün bütün silik ve manasını yitirmiş de değillerdir.

Mesela; semavatta Allah'ın Celal ve kibriya ismi hükümrandır, galip odur, ama sair isimler de orda onun gölgesi ve riyasetinde tecelli ederler, yani Latif ve Cemal manası tamamen kaybolmaz, sadece geri planda durur. 

Onun için bir şeye nazar ettiğimiz vakit, bir isimi orda galiben görürüz, diğerlerini de ona tabi olmuş olarak görürüz. Bu yüzden her bir isim ve sıfat birbirlerine hem delil, hem netice oluyor, zira bir işin veya sanatın vücuda çıkması için ilim kafi değildir, kudret de lazım irade de ve sair isimlerden biri birisiz olmaz. Bir sanatta veya eserde bir isim sabit oldu mu, diğerleri de sabit olmak durumundadır. Biri eksik olsa o eser vücut bulamaz. 

Yani ilim aynasında sair isimler de görünür; ama orda ilim delil, diğerleri neticedir, ilim asıl, diğerleri ise zımnidir, kudret aynasında da kudret delil, diğerleri netice, kudret asıl, diğerleri gölgedir, yani ona tabidir. Bir esere baktığında kudrette ilmi, ilimde kudreti görmek mümkün, fark biri net ve açık görünürken, diğerleri dikkatle bakıldığında görünür, misal semavatta Azamet ve Kibriya açık ve net görünür, Cemal ve Rahmet manası biraz dikkat ister, bir çiçeğe nazar edilince de rahmet ve cemal net ve açıktır, azamet ve Kibriya ise dikkat-i tefekkür ister.

Üstad Hazretleri her bir fen bir isme dayanır diyor: 

"Her bir kemâlin, her bir ilmin, her bir terakkiyâtın, her bir fennin bir hakikat-i âliyesi var ki, o hakikat bir ism-i İlâhîye dayanıyor. Pek çok perdeleri ve mütenevvi tecelliyâtı ve muhtelif daireleri bulunan o isme dayanmakla, o fen, o kemâlât, o san'at kemâlini bulur, hakikat olur. Yoksa, yarım yamalak bir surette, nâkıs bir gölgedir."

"Meselâ, hendese bir fendir. Onun hakikati ve nokta-i müntehâsı, Cenâb-ı Hakkın ism-i Adl ve Mukaddir'ine yetişip, hendese aynasında o ismin hakîmâne cilvelerini haşmetiyle müşahede etmektir." (Matematik ilmini buraya dahil edebiliriz. Aynı zamanda Hasib ismi de bu ilmin kaynağıdır.)

"Meselâ, tıp bir fendir, hem bir san'attır. Onun da nihayeti ve hakikati, Hakîm-i Mutlakın Şâfî ismine dayanıp, eczahane-i kübrâsı olan rû-yi zeminde Rahîmâne cilvelerini edviyelerde görmekle, tıp kemâlâtını bulur, hakikat olur."

"Meselâ, hakikat-i mevcudattan bahseden hikmetü'l-eşya, Cenâb-ı Hakk'ın (celle celâlühü) ism-i Hakîm'inin tecelliyât-ı kübrâsını müdebbirâne, mürebbiyâne eşyada, menfaatlerinde ve maslahatlarında görmekle ve o isme yetişmekle ve ona dayanmakla şu hikmet hikmet olabilir. Yoksa, ya hurafâta inkılâb eder ve mâlâyâniyât olur veya felsefe-i tabiiye misilli dalâlete yol açar."

"İşte sana üç misal. Sair kemâlât ve fünunu bu üç misale kıyas et."(1)

Fizik ilmi, eşyanın kanunlarından bahsettiği için, daha çok kanunların tecelli merkezi olan İrade sıfatına dayanır.

Kimya ilmi, eşyanın terkip ve formüllerinden bahsettiği için, Allah’ın tanzim eden anlamında Nazım ismine dayanır.

Biyoloji ilmi, canlıların hayatını inceldiği için Muhyi, Mümit, Rezzak gibi bir çok isme dayanır.

(1) bk. Sözler, Yirminci Söz İkinci Makam.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...