Block title
Block content

"Her okuduğum bir kelime ve dua da ve münacat da şuurlu ve şiddetli oluyor..." Buradaki "şuurlu ve şiddetli oluyor" konusunu açar mısınız? Acz ve zaaf ölçüsünde dua kabule yakın mı oluyor?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Bu Ramazan-ı Şerifte acz ve zaafı ve fakr ve ihtiyacı tam hissedip, Cenab-ı Hakka iltica etmek, bir surette intibah ve heyecan ve şuur ve şiddet verdi. Ramazan-ı Şerifte şimdi okuduğum münacatların okunmasına bu hadise mühim bir kuvvet oldu. Zaten musibetler, dergâh-ı İlâhîye sevk etmek için birer kader kamçısıdır. Her okuduğum bir kelime ve dua da ve münacat da şuurlu ve şiddetli oluyor. Resmî ve ruhsuz olmuyor. Sahâbelerdeki ibadetlerinin sırr-ı tefevvuku bu noktadandır. Tesbih ve zikri bütün mânâsıyla şuurlu bir surette söyledikleridir."(1)

İnsan acizliğini ve fakirliğini ne kadar hissederek dua ederse, dua o nispette kabule yakın oluyor. Musibet ve sıkıntılar ise, insana aczini ve fakrını hatırlatan, hatta içine çeken önemli dinamiklerdir. Bunlar olmadan insan kolay kolay aczini ve fakrını hissedemiyor. Dolayısı ile duası da resmi ve ruhsuz oluyor.

Şuur ve şiddet ise, insanın acz ve fakrını anlama ve hissetme derecesidir. İnsan acizliğini ve fakirliğini ne kadar derinden anlar ve hissederse, duası da o kadar şuurlu ve şiddetli olur. Mesela, zorda kalmış bir insanın duası ile bir eli yağ bir eli balda olan adamın duası aynı derece ve keskinlikte olamaz.

Hakikaten musibetler, dergâh-ı İlâhîye sevk etmek için birer kader kamçıları hükmündedir. 

(1) bk. Barla Lahikası, (225. Mektup)

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...