"Her şey Cenâb-ı Hakk’a secde ve ibadet ve hamd ve tesbih eder. Fakat ibadetleri, mazhar oldukları esmâlara ve kabiliyetlerine göre ayrı ayrıdır, çeşit çeşittir." İbadetler kabiliyetlere ve tenevvü-ü esmâya nasıl bakıyor?

Soru Detayı

"Arştan ferşe, yıldızlardan sineklere, meleklerden, semeklere, seyyârattan zerrelere kadar her şey Cenâb-ı Hakk’a secde ve ibadet ve hamd ve tesbih eder. Fakat ibadetleri, mazhar oldukları esmâlara ve kabiliyetlerine göre ayrı ayrıdır, çeşit çeşittir." İbadetler kabiliyetlere ve tenevvü-ü esmâya nasıl bakıyor? Bir iki örnekle açıklar mısınız? Ayrıca her bir türün fertlerinin ibadetlerindeki farklılık da aynı şekilde düşünülebilir mi?

Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Bütün varlıklar, kendilerine verilen vazifeleri en mükemmel şekilde yapmakla Allah’a ibadet etmiş olurlar. Vazifelerin farklılığı, onlarda tecelli eden isimlerin farklı oluşundan kaynaklanır.

Arş, bütün âlemlerin idare merkezidir ve Üstadımızın ifadesiyle “Evvel, Âhir, Zâhir, Batın isimlerinin halita ve karışığıdır.”

Levh-i Mahfuz'un vazifesi hıfzetmek, kaydetmektir. Bu vazifeyi yapabilmesi için Hafîz ismine mazhar olmuştur.

Meleklerin ibadetleri de birbirinden farklıdır. Cebrail’in vazifesi İlâhî emirleri tebliğ iken, Azrail’in vazifesi ruhları kabzetmektir. Bu iki büyük melekte tecelli eden isimler de birbirinden farklıdır.

Her bir hayvan türünde diğerinden farklı isimler tecelli etmektedir. Bu farklı tecellilere göre her türün farklı vazifesi vardır. Yaptıkları iş onların hem vazifesi hem de ibadetleridir.

Bilindiği gibi Allah’ın fiilî isimleri sonsuzdur. Güneşi yaratmak ayrı bir fiil, havayı yaratmak ayrı bir fiil olduğu gibi, koyunu yaratmak, deveyi yaratmak, insanı yaratmak da ayrı fiillerdir. Hatta her bir canlının her bir uzvunun yaratılması da ayrı bir İlâhî fiil ile tahakkuk eder. Bunların her birinin faklı bir ismin tecellisi oldukları düşünülürse, fiilî isimlerin sonsuz olduğu daha iyi anlaşılır.

Meselâ, insanın terbiye edilmesinde Rabbü’n-nas ismi tecellî eder. Bu umumî bir tecellidir. İnsanın her âzâsının da terbiyeleri birbirinden farklıdır. Gözün terbiyesi, kulağın terbiyesine, kalbin terbiyesi de akciğerin terbiyesine benzemez. Dolayısıyla organların her birinde, Rab ismi farklı bir şekilde tecelli etmiş olur ve yine her birinin ibadetleri diğeriyle farklılık gösterir.

Nitekim Cevşen-i Kebir'de Rab isminin farklı tezahürleri ayrı isimler olarak nazara verilmiştir; “Cennetin ve nârın Rabbi, Nebilerin ve ahyârın Rabbi, Sıddıkların ve ebrarın Rabbi, Hububatın ve meyvelerin Rabbi” gibi...

Farklı terbiye gören bu varlıkların ibadetleri ve tesbihleri de birbirinden ayrıdır.

Nur Külliyatı'nda “insanın bir ferdinin sair hayvanatın bir nev’i gibi olduğu” ifade edilir. Her insanın parmak izinden, ruh dünyasına kadar her şeyi diğerinden az-çok farklılık gösterir.

Bunun yanında insanlar, kendi iradeleriyle işledikleri ameller itibariyle de ayrı esmâ tecellilerine mazhar olurlar; hekimlerde Şâfi isminin, mühendislerde Mukaddir isminin tecelli etmesi gibi...

Kısacası, “Arş, ferş, yıldız, sinek, melek, semek, seyyâre, zerre” ayrı fiillerle yaratılmışlardır, bunlarda farklı isimler tecelli etmiştir ve bu varlıkların her birinin ibadeti de diğerinden farklıdır.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editörü

Bu içeriği faydalı buldunuz mu?

BENZER SORULAR

Yükleniyor...