Block title
Block content

"Her şeyin bir mülk ciheti var ki, âyinenin mülevven yüzüne benzer... Biri melekût’tur ki, âyinenin parlak yüzüne benzer." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Mülevven: Kelime olarak boyalı, renkli ve çeşit çeşit boyalı gibi anlamlara geliyor.

Eşyanın "mülk yüzü" sebeplerin, zıtların, kıyasların, cüzi bazı çirkin ve şerlerin, nispi emirlerin, mertebe ve derecelerin cevelan ettiği renkli yüzüdür. Bu yüzde Cenab-ı Hakk'ın izzet ve kemaline uygun olmayan bazı haller ve durumlar bulunduğundan, Allah bu haller ile temasta görünmemek için araya sebepleri koymuştur.

Eşyanın "melekut yüzü" yani her şeyin hakiki ve iç yüzü ise aynanın parlak yüzü gibidir. Bu yüzde her şey şeffaf ve güzeldir, zıtlar yoktur. Mesela çirkin ve güzel diye bir şey yoktur, her şey güzeldir. Bu yüzde Allah’ın isim ve sıfatları bizzat mübaşeret içindedir, yani eşyanın arka planında bizzat Allah’ın kudret eli görünür.

Mülk yüzünde direkt değil sebepler vasıtası ile görünüyordu. Meleküt yüzüne her şeyin içi manasından ziyade, her şeyin hakiki gerekçeleri ve güzel neticeleri nazarı ile bakmak gerekir. Yani bir kutunun içi dışı nazarı ile bakmak sathi olur. Olayların gerçek hikmetleri ve gerçek muktezaları demek daha münasip olur.

Mesela, ölümün mülk yüzü ayrılık ve firak iken, melekut yüzü vuslat ve kavuşmaktır. Musibetin mülk ve zahiri yüzü azap ve sıkıntı iken, batıni ve melekut yüzü ikaz, ihtar veya tasaffi ve tekemmül etmektir.

Mülevven aynanın kör ve siyah tarafıdır ve hakikatte eşyanın mülk yüzünü temsil eder. Aynanın parlak yüzü ise, eşyanın melekut yani iç yüzünü temsil eder.

Dolayısı ile ayna örneğinde bir terslik veya zıtlık göremiyoruz.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş

Yorumlar

Adem68474
Maddi gerçek âyinede zıtlar âyinenin görünen,şeffaf kısmında gözükmüyormu, dolayısıyla mülk ciheti misalde eşyanın zahirini göstermesi cihetinden şeffaf kısmı olmuyormu. Hakikatta melekût ciheti şeffaf, misalde âyinenin şeffaf kısmı mülk mü oluyor
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
çekirdek

Benim anladığım kadarıyla temsildeki aynayı şöyle anlamalıyız: Aynada görünen görüntü, aynanın boyalı arka tarafından yansımaktadır..Çünkü, camdaki boyayı kaldırınca, görüntü yansımaz..Çirkin-güzel, pis-temiz, hayır-şer hepsi aynanın arka tarafındaki boyalı yüzünden yansıyıp, gözümüze görünür..Mesela, o aynayı pis bir şeye mukabil tutarsan, o pis şey, aynanın boyalı arka tarafından yansıyarak bize pis ve çirkin olarak görünür..Fakat, aynanın boyasız olan ön yüzü daima temiz ve paktır..Aynada görünen bütün zıtlar hep aynanın boyalı arka tarafından yansıyıp bize görünmektedir..

Elhasıl, temsilde aynanın arka yüzüne bakmak değil, arka yüzünden yansıyıp, bize görünen görüntü kastedilmektedir..Aynada bize görünen görüntü, aynanın arka tarafındaki boyadan yansıyıp, gözümüze görünüyor..O boya ise güzel çirkin herşeyi bize gösterdiği halde, aynanın boyasız olan ön yüzü daima temiz ve pak kalıyor..Zıtlar ona bulaşmıyor.

Temsili bu şekilde de anlayıp, hakikate tatbik edebiliriz diye düşünüyorum.

Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
çekirdek
Burada boyaya takılmamak lazımdır..Mesela, bir camın arkasına renkli bir cisim koysak, bir nevi ayna elde etmiş oluruz..Elde ettiğimiz bu aynayı çirkin ve pis bir şeye mukabil tutsak, o pis ve çirkin şey, camın arkasına koyduğumuz cisimden yansıyıp, gözümüze pis ve çirkin olarak görünür..Yani, gördüğümüz o görüntü, aynanın ön yüzünde değil, arkasındaki cisimde görünmektedir..Bütün zıtlar, camın arkasına koyduğumuz cisim vasıtası ile hep arka tarafta cereyan etmektedir ki o renkli cismi kaldırsak, hiç bir şey yansımaz..Halbuki, camın ön yüzünden bu zıtlar geçip gitmektedir..Pis ve çirkin şeyler camın ön yüzünü kirletmemektedir..Daima şeffaf ve temiz kalmaktadır.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...