Block title
Block content

"Herbir masnu üstünde, Hâlık-ı Külli Şeye mahsus bir sikkesi; ve herbir mahlûku üstünde, Sâni-i Külli Şeye has bir hâtemi; ve tabakat-ı mevcudat üstünde, taklit kabul etmez bir turra-i garrâsı vardır." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Her sanatlı mahluk üzerinde Sanatkarını ve Halıkını gösteren ve ona işaret eden tevhid delilleri ve mühürleri vardır. Biz bu hakikate işaret için, mahlukat içinde en mükemmel ve en geniş bir sanat olan insan üzerinden gidelim.

Risale-i Nur'da, insan, "şu kainatın misali musağğarı" olarak tarif edilmiştir. Yani insan şu kainatın küçük bir misali ve modeli hükmündedir. Kainatı küçültsen, insan olur; insanı büyültsen kainat olur, anlamındadır. İnsan,  mahiyetinde olan bu muazzam sanat ve incelik noktasından, Allah’ın mahlukatı içinde en cami ve en muhkem bir delilidir.  

Bu yüzden insanı yaratmak ile kainatı yaratmak ve insanın tevhide ayna olması ile kainatın ayna olması arasında keyfiyet noktasından hiç bir fark yoktur. Fark sadece kemiyettedir. Ayrıca kainat ve unsurları ,bütünü ile insana hizmet ediyor, demek insanın Rabbi kim ise kainatın da Rabbi odur. Zira tarla kimin ise tarladan kalkan mahsul de o zatındır.

İnsan üzerinde parlayan hayat sikkesi, Allah’ın varlığı ve birliğine en kati ve muhkem bir delildir. Zira hayat öyle bir iksir ki oluşması için bütün kainat çarklarının dönmesi ve işlemsi lazım. Demek hayata sahip olmak bütün kainata sahip olmayı gerektiriyor. Bu yüzden insan kainat kadar Allah’ın varlığı ve birliğine şahitlik ediyor. Sanat ve incelik noktasından bütün kainat ile bir insan arasında fark yoktur. Yani Allah her sanatı üzerine öyle bir tevhit mührü vurmuş ki taklit edilmesi imkansızdır. Bu mühür özellikle insan ve hayvanat üstünde daha ziyade parlıyor. Eserdeki sanatın inceliği ve taklit edilemez oluşu, Allah’ın eseri üstündeki bir imzası bir mührü hükmündedir.

Yine Allah’ın bütün kainatta tecelli eden Rahman ve şefkat manası küçük bir model şeklinde insanın mahiyetinde de tecelli ediyor. Bu tecelli insanın mahiyetinde özellikle de insanın suret ve simasında merkezileşiyor. Yani diğer bir tabirle kainat insanda, insan da simada tecemmu etmiş yani toplanıp insanın simasında merkezileşmiş. Göz, kulak, dil, burun, beyin gibi insani vasıflar hep simada toplanmışlar. Bu sıfatların hepsi alemlere açılan pencereler hükmündedir. Her biri bir şefkat ve rahmet mührü ve sikkesidir. Yani Allah’ın insana verdiği kıymet ve şefkat, en bariz olarak insanın simasında parlıyor. Bu da  hem Allah’ın birliğine hem de şefkat sıfatına işaret eden bir mühür ve imza hükmündedir.

İman nazarı ile insanın simasına bakan birisi, bu simada önce insanı görür, sonra insanda kainatı görür, kainatta da Allah'ın bütün isim ve sıfatlarını görür; sonra hepsinin arka cephesinde Allah’ın eşsiz şefkatini görür ve Zat-ı Akdesine intikal eder.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Makam, İkinci Lem'a | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3523 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
Yükleniyor...