Block title
Block content

"Herbir masnuda tahakkuk eden kemâl-i sanat, Sâniin her mekânda ve her masnuun yanında bulunmasına delâlet ettiği gibi, hiçbir mekânda ve hiçbir masnuun yanında bulunmamasına da delâlet eder." cümlesini açıklar mısınız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

Evvela, Allah zatı itibari ile değil, isim ve sıfatları ile her şeyin yanında hazır ve nazırdır. Zat-ı Akdesi ile bizzat değil, bilvasıta tasarruf ediyor. Yani Allah’ın isim ve sıfatları onun Zatı ile kaim ve Onun Zatından  kaynayıp geldiği için, dolaylı bir şekilde Allah’ın Zatı her fiil ve icraatın memba ve esasıdır denilebilir. Ama Zat-ı Akdes asla ve kata mahlukat ile mübaşeret ve temas içinde değildir ve her şeyin yanında bizzat hazır ve nazır olmaz. Allah Zatı ile her şeyin yanında bizzat hazır ve nazır demek, şirk olur.

On Altıncı Söz'deki güneş örneği, bu hakikati akla yaklaştırmak için verilmiştir. Güneş zatı itibarı ile bizden çok uzak olmasına rağmen, ısı ve ışığı ile göz bebeğimizin içine kadar giriyor. Temsilde hata olmasın, Allah da Zatı itibari ile mahlukattan nihayetsiz uzak ve münezzeh iken, isim ve sıfatları ile bize şah damarımızdan daha yakındır. Bu mana itibari ile Allah kainatta Zatı ile değil isim ve sıfatları ile iş görüyor. Ama isim ve sıfatların arkasında ve menbaı olarak yine mübarek Zat-ı Akdesi vardır. Öyle ise özetle şunu söyleyebiliriz; Allah Zatı ile her şeyin yanında bizzat değil, bilvasıta olan isim ve sıfatları ile vardır.

İkincisi, sıfatların kainatın her yerinde hazır ve nazır olmasına en büyük delil, kainat ve içindeki her bir eşyanın mükemmel bir sanata ve estetik bir güzelliğe sahip olmasıdır. Evet, çiçek o mükemmel güzelliğini ve estetik tasvirini Musavvir  ve Cemil olan bir Zatın sonsuz ilim ve kudretinden alıyor.

Bir göze bin hikmet takılmış ise, orada sonsuz ilim sıfatı faal bir şekilde işliyor demektir.

Dünyamızdan milyonlarca defa büyük bir gezegen sapan taşı gibi çevrildiği halde, zerre kadar yörüngesinden şaşmıyor ise, orada sonsuz bir kudretin varlığı çok bariz bir şekilde tebarüz eder. Bütün mahlukat kal ve hal dilleri ile bir şeyleri talep edip istiyor ise, bu onun kelam sıfatının bir tezahürüdür ve hakeza.

Allah Zat-ı Akdesi itibari ile kainattan ne kadar beri ve münezzeh ise, yedi sıfatı ile de o kadar kainatın inceliklerine nüfuz edip sirayet etmiştir. O, her şeyin yanında hem hazır ve nazır hem de hiçbir şeyin yanında değildir, sözü, bu iki farklı latif hakikate işaret ediyor.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...