Block title
Block content

"Herhalde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak..." cümlesini izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Hem şimdi hükmeden öyle kuvvetli cereyanlar içinde siyasete girenlerden hiçbir kimse, istiklâliyetini ve ihlâsını muhafaza edemez. Herhalde bir cereyan onun hareketini kendi hesabına alacak, dünyevî maksadına âlet edecek, o hizmetin kudsiyetini bozacak."

"Hem maddî mübarezede şu asrın bir düsturu olan eşedd-i zulüm ve eşedd-i istibdat ile birinin hatâsıyla onun mâsum çok taraftarlarını ezmek lâzım gelecek. Yoksa, mağlûp düşecek."

"Hem dünya için dinini bırakan veya âlet edenlerin nazarlarında Kur'ân'ın hiçbir şeye âlet olmayan kudsî hakikatleri, bir poraganda-i siyasette âlet olmuş tevehhüm edilecek."

"Hem milletin her tabakası, muvafıkı ve muhalifi, memuru ve âmisinin o hakikatlerde hisseleri var ve onlara muhtaçtırlar. Risale-i Nur şakirtleri, tam bîtarafane kalmak için siyaseti ve maddî mübarezeyi tam bırakmak ve hiç karışmamak lâzım gelmiş."(1)

Burada "hükmeden kuvvetli cereyan ve akımlar"dan maksat, o dönemin felsefi ve siyasi doktrinleridir ki partilerin tüzüğünde de bu gibi felsefi ve siyasi doktrinler hakimdir. Her parti tüzüğünü bu gibi cereyanlara göre oluşturur.

Mesela, sosyalizmden etkilenmiş "a partisi" amaç ve tüzüğünü buna göre tanzim edip şekillendirir. Aynı şekilde başka kuvvetli bir akım olan faşizmden etkilenen "b partisi" tüzüğünü ve hareket planını buna göre tanzim eder...

Bu gibi siyasi partilere üye olan birisi, partinin genel felsefesinden ve ideolojik yapısından bağımsız hareket edemez. O akımın bir kurşun askeri veya siyasi bir militanı olur ya da olmak zorunda kalır.

Farzımuhal olarak, bir Nur talebesi sosyalist bir partiye girse, onun hesabına çalışmak ve onun bir aleti olmak zorunda kalır. Kendi inanç ve düşüncelerimizin galip olduğu bir oluşum teşekkül etmeden, farklı cereyanların tesirinde olan oluşumlarda serbest ve safi hareket edemeyiz. Öyle ise bir Nur talebesi sadece ve sadece iman cereyanında safi ve serbest olabilir. Başka parti ve patırtılar insana tam serbestlik vermez. Şimdilerde bile parti içi demokrasinin olmadığından yakınılırken o dönemlerin katı ideolojik yapıları öyle bir serbestliğe hiç müsait değildi. Üstad Hazretleri bu manalarda remzi olarak işaret ediyor.

(1) bk. Şualar, On Dördüncü Şua.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: On Dördüncü Şua | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 3062 | Word indir | Pdf indir
Paylaş

Yorumlar

cemdemir
İzahlarınız çok güzel ve tatmin edici.
Yorum yapmak için Giriş Yapın ya da Üye olun.
BENZER SORULAR
Yükleniyor...