Block title
Block content

"... herkesin aradığı uhrevi ve baki mertebeleri feda etmeyi, hatta cehenemden bazı biçareleri kurtarmağa vesile olmak için lüzüm olsa cenneti bırakıp cehenneme girmeği kabul ettiğimi..." ifadesinde, cehenneme girme isteğini nasıl anlamalıyız?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Sıddık-ı Ekber (radiyallahü anh) demiştir ki: 'Cehennemde vücudum o kadar büyüsün ki, ehl-i imâna yer kalmasın.' Bediüzzaman, bu gayet ulvî seciyenin bir lem'acığına mazhar olmak için, 'Birkaç adamın imânını kurtarmak için cehenneme girmeye hazırım.' diye fedakârlığın şâhikasına yükselmiş ve böyle olduğu, Kur'ân ve İslâmiyetin fedâî ve muhlis bir hâdimi olduğu, seksen senelik hayatının şehadetiyle sabit olmuştur."(1)

Hazreti Ebu Bekir (ra) ve Üstad'ın kemali şefkatinin tezahürü olan o sözlerinde bir hata bir sehiv yoktur. Ama bizim anlayışımızda bir hata bir sehiv olabilir. Bu hatayı tashih için bir iki noktasına işaret edelim.

Birinci Nokta: Nasıl bir anne ve baba, evladına olan şefkatinden dolayı hayatını feda ediyor, hatta bütün sermayesi hayatı olan basit bir hayvan dahi yavrusu için kendini feda ediyor. Aynı bunun gibi, Hz. Ebu Bekir (ra) ve Üstad Hazretleri gibi kamil iman sahipleri, imandan gelen şefkatinden dolayı, iman kardeşlerinin cehenneme girmesine rıza göstermiyor. Bu şefkatin yüksek halini de bu cümlelerle ifade ediyor.

"Anne evladının dünyası için ateşe atlar." cümlesi nasıl mübalağa ve hata değilse, o zatların da o sözleri aynı hakikattir.

İkinci Nokta: Bizim imanımız yeterince kamil ve keskin olmadığından, o zatların yüksek ve parlak makamlarını ve o makamların iktizalarını tam manası ile idrak edemiyoruz. Bu yüzden  o gibi şeyleri işitince abartı gibi geliyor.

Mesela, sahabelerin harp meydanlarında Hz. Peygamber (asm)'e gelen oklara gözünü uzatmasını ne ile izah edeceğiz? Dünyada bu fedakarlığı yapan bu zatlar için, söz konusu fedakarlık istediği gayet normal değil mi?

(1) bk. Sözler, Konferans.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...