Block title
Block content

"Herşeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki herşey, her hadise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir; veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir..." İzah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Herşeyde, hattâ en çirkin görünen şeylerde, hakikî bir hüsün ciheti vardır. Evet, kâinattaki herşey, her hadise, ya bizzat güzeldir, ona hüsn-ü bizzat denilir; veya neticeleri cihetiyle güzeldir ki, ona hüsn-ü bilgayr denilir. Bir kısım hadiseler var ki, zahiri çirkin, müşevveştir. Fakat o zahirî perde altında gayet parlak güzellikler ve intizamlar var. Ezcümle:"

"Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında, nihayetsiz güzel çiçek ve muntazam nebâtâtın tebessümleri saklanmış. Ve güz mevsiminin haşin tahribatı, hazin firak perdeleri arkasında, tecelliyât-ı celâliye-i Sübhâniyenin mazharı olan kış hadiselerinin tazyikinden ve tâzibinden muhafaza etmek için, nazdar çiçeklerin dostları olan nazenin hayvancıkları vazife-i hayattan terhis etmekle beraber, o kış perdesi altında nazenin, taze, güzel bir bahara yer ihzar etmektir. Fırtına, zelzele, veba gibi hadiselerin perdeleri altında gizlenen pek çok mânevî çiçeklerin inkişafı vardır. Tohumlar gibi neşvünemasız kalan birçok istidat çekirdekleri, zahiri çirkin görünen hadiseler yüzünden sünbüllenip güzelleşir. Güya umum inkılâplar ve küllî tahavvüller birer mânevî yağmurdur."(1)

Eşyanın mülk yüzü sebeplerin, zıtların, kıyasların, cüzi bazı çirkin ve şerlerin, nispi emirlerin, mertebe ve derecelerin cevelan ettiği renkli yüzüdür. Bu yüzde Cenab-ı Hakk'ın izzet ve kemaline uygun olmayan bazı haller ve durumlar olduğu için, Allah bu haller ile temasta görünmemek için araya sebepleri koymuştur.

Bu yüzden her hal ve durumun hikmet ve güzelliğini anlamakta insan zorlanabiliyor. Bu yüze hasrı nazar edenler, bu karmaşık durum içinden çıkmadıkları için, genelde sebeplerde boğuluyorlar.

Allah’ın bu yüzde sebeplerle iş görmesinin hikmetlerinden birisi, insanlardan gelecek şikayet ve isyana bir perde, bir paratoner olmasıdır.

Nasıl yıldırım şiddetini paratoner kendi üstüne alır evi muhafaza eder; teşbihte hata olmasın aynı şekilde insanlardan gelecek şikayet ve isyan ateşini sebepler paratoner gibi kendi üstüne çeker, Allah’a gitmesine perde olur.

Eşyanın meleküt yüzü yani her şeyin hakiki ve içyüzü ise aynanın parlak yüzü gibidir. Bu yüzde her şey şeffaf ve güzeldir; zıtlar yoktur.

Mesela, çirkin ve güzel diye bir şey yoktur, her şey güzeldir. Bu yüzde Allah’ın isim ve sıfatları bizzat mübaşeret içindedir; yani eşyanın arka planında bizzat Allah’ın kudret eli görünür. Mülk yüzünde direkt değil sebepler vasıtası ile görünüyordu. Meleküt yüzüne her şeyin içi manasından ziyade, her şeyin hakiki gerekçeleri ve güzel neticeleri nazarı ile bakmak gerekir. Yani bir kutunun içi dışı nazarı ile bakmak sathi olur.

Öyle ise, kainatta çirkinlik diye bir şey yoktur. Her şey ya bizzat güzeldir, ya da neticeleri ile güzeldir.

“... Bahar mevsiminde fırtınalı yağmur, çamurlu toprak perdesi altında, nihayetsiz güzel çiçek ve muntazam nebâtâtın tebessümleri saklanmış.”(2)

ifadesi bu manaya işaret ediyor.

Dipnotlar:

(1) bk. Sözler, On Sekizinci Söz

(2) bk. a.g.e.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: İkinci Nokta | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 6050 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...