Block title
Block content

"Hiç mümkün müdür ki, bin üç yüz elli senede, her vakitte, nev-i beşerden üç yüz milyon, cin ve ins ve melek ve ruhaniyattan had ve hesaba gelmez mübarek zatlar,.." Devamıyla izah eder misiniz?

 
Cevap

Değerli Kardeşimiz;

"Madem duanın bu derece azîm ehemmiyeti ve vüs'ati vardır. Hiç mümkün müdür ki, bin üç yüz elli senede, her vakitte, nev-i beşerden üç yüz milyon, cin ve ins ve melek ve ruhaniyattan had ve hesaba gelmez mübarek zatlar, bil'ittifak zât-ı Muhammedî Aleyhissalâtü Vesselâm hakkında rahmet-i uzmâ-yı İlâhiye ve saadet-i ebediye ve husul-ü maksud için duaları nasıl kabul olmasın? Hiçbir cihetle mümkün müdür ki, o duaları reddedilsin?"(1)

Her asırda her dönemde her vakitte insanlar, melekler, cinler ve ruhaniler tarafından Peygamber Efendimize (asm) salavatlar getirilip dualar ediliyor. Bu salavat ve dualar bir yekün teşkil ettiği için, Allah’ın bu yapılan salavat ve duaları geri çevirmesi ve dikkate almaması düşünülemez.

"Üç yüz milyon" ifadesi burada hem sembolik bir ifadedir hem de kesrete kinayedir, yapılan dua ve salavatların gerçek rakamını ancak Allah bilir.

Yapılan bu dua ve salavatların özünde varlık ve saadet isteniliyor. Yani insanın en büyük korku ve endişesi yok olma endişesidir ki, dua ve salavatlar bu endişe ve korkuya ilaç oluyor.

Tabi dua ve salavatlar bekanın çok sebeplerinden sadece birisidir. Yoksa bekayı isteyen sayısız sebepler bulunuyor, Allah’ın her bir isminin bekayı ayrıca iktiza etmesi gibi.

(1) bk. Mektubat, Yirmi Dördüncü Mektubun Birinci Zeyli.

Selam ve dua ile...
Sorularla Risale Editör

Kategorisi: Birinci Zeyl, İkinci Nükte | Yazar: Sorularla Risale | Okunma Sayısı: 1540 | Word indir | Pdf indir
Paylaş
BENZER SORULAR
Yükleniyor...